bayram kartları facebook, bayram kartları facebookta paylaş,ramazan bayramı kartları facebook,kurban bayramı facebook, facebook için bayram kartları
» Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmesine vesile olan Bayramınız mübarek olsun.
» Yüreğine damla damla umut, günlerine bin tatlı mutluluk dolsun. Sevdiklerin hep yanında olsun, yüzün ve gülün hiç solmasın. Bayramın kutlu olsun…
» Zamana ve mekana sığmayan bir bereketle bereketlenmek ve bağışlanmis olmanın o şerefli makamına erişmiş olmak temennisiyle Bayramınız mübarek olsun.
» Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir. Kestiğiniz kurban ve dualarınız kabul olsun, sevdikleriniz hep sizinle olsun.. Bayramınız mübarek olsun…
» Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmesine vesile olan Kurban Bayramınız mübarek olsun.
» Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Ramazan Bayramını doya doya yaşayalım. Hayırlı bayramlar! Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın! Hayırlı ve bereketli Ramazan Bayramları dileğiyle.
» Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Ramazan Bayramınız kutlu olsun! Mübarek Ramazan Bayramı tüm ulusumuza kutlu olsun. Allah tüm inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin.
» Allahın rahmeti üzerine olsun. Sana gelen her iyilik Allahtandır, bütün kötülükler nefsindendir. Mekanın cennet yuvan huzurlu kalbin Allah ile dolu bayramın mübarek olsun.
» Dostluğu, sevgiyi ve geleceği… Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı… Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.
» Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşçe kucaklaştığı günlerdir. Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle…
» Bizim hayatımızda nehirler vardır, köpüklerinde umutlarımızı yüzdürdüğümüz ve bizim ömrümüzde güzel insanlar vardır, görünmeyince ölesiye özlediğimiz Bayramın Kutlu Olsun
» Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta melekler başucunda olsun, güneş öyle bir geceye doğsun ki, duaların kabul ve Ramazan Bayramın mübarek olsun!
» Kalpler vardır sevgiyi yaşatmak için, insanlar vardır dostluğu paylaşmak için ve bayramlar vardır sevgi ile kucaklaşmak için.Bayramınız kutlu olsun.
» Bir avuç dua, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj, kapatır mesafeleri birleştirir gönülleri kalbiniz nur, haneniz huzur dolsun,Bayramınız mübarek olsun.
» Mübarek Kurban Bayramı tüm ulusumuza kutlu olsun. Allah tüm inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin.
» Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder hayırlara vesile olmasını dileriz. Buhayırlı günde dualarınız kabul olsun. Dualarınızı eksik etmeyin…
Bugün Kurban Bayramı, kurbanlar kesilecek sevap niyetiyle etler dağıtılacak herkese. Yürekler bir olacak gönüllere kilitlenecek. Gökler rahmet bereketiyle yağmurlar boşaltacak yeryüzüne. Bugün hepimizin yüreği şenlenip bayram sevinciyle coşacak. Hepimizin Kurban Bayramı kutlu olsun.
» Mübarek Ramazan Bayramını sevdiklerinizle beraber sağlıklı ve huzur içinde geçirmenizi dileriz. Bayram tüm insanlığa hayırlı olsun!
» Mübarek Ramazan Bayramını sevdiklerinizle beraber sağlıklı ve huzur içinde geçirmenizi dileriz. Bayram tüm insanlığa hayırlı olsun! Küskünlerin barıştığı, sevenlerin biraraya geldiği, rahmetle ve şefkatle dolu günlerin en değerlilerinden olan Ramazan Bayramınız kutlu olsun.
» Mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder hayırlara vesile olmasını dileriz. Buhayırlı günde dualarınız kabul olsun. Dualarınızı eksik etmeyin…
» Ramazan Bayramının ulusumuzun diriliğine, mazlumların kurtuluşuna, insanlığın huzur, barış ve hidayetine vesile olmasını dileriz.
» Ramazan Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı, yuvanız bereketli olsun… Damağınızı, ruhunuzu ve çevrenizi tadlandıran, gerçekten güzel ve bereketli bir bayram geçmesi dileğiyle bayramınız mubarek olsun.
» Ramazan Bayramınızın da böyle bir neşeyle gelmesi ve tüm ailenizi sevince boğup evinize bereket getirmesi dileğimizle. İyi bayramlar!
» Sema kapılarının açık olduğu bugünde heybenizde tohum tohum dua menekşeleri saçmanız temennisiyle hayırlı bayramlar.
» Sevgi söze dolarsa dua olur, dua Allah’a ulaşırsa nur olur, aynı yolda birleşen dualarımızın nur’a dönüşüp Rabbimize ulaşması dileği ile Bayramın Kutlu Olsun
» Tüm arkadaşların Bayramını en içten dileklerimle kutlar, sağlık, başarı ve mutluluklar dilerim. Her şey gönlünüzce olsun!
» Tüm yürekler sevinç dolsun, umutlar gercek olsun,acılar unutulsun,dualarınız kabul ve bayramınız mübarek olsun.
23 Nisan Şiirleri kısa
23 Nisan Şiirleri 2 Kıtalık
23 nisan
Geldi 23 nisan
Herkez sevinçli olsun
Erken kalkıp gidin okula
23 nisanınızı kutlayın
Giderim oyunlar oynarız
Yürüş yaparız
Güzel şeyler yaparız
23 nisan çok güzel
ÇOCUK BAYRAMI ŞİİRİ
Arkadaşlar, sevinelim,
Hep gülelim, eğlenelim;
Sıkılmasın hiç canımız;
Çünkü bugün bayramımız…
Oyun, alay, dernek düğün,
Hepsi bizim işte bugün…
Çocuklara hor bakmayın;
İncitmeyin, esirgeyin…
Ana yurdun oğlu, kızı,
Umut veren şen yıldızı.
Yarınları parlatacak;
Şenlenecek her bir ocak…
Korunacak cumhuriyet,
Yükselecek bu memleket…
Ekrem ŞENOZAN
23 Nisan
23 Nisan’da açtı Büyük Meclisi.
Meclise oldu başkan Atatürk’ün kendisi.
Dedi: Kendin yönetir halkın kendi kendisi.
Bu millete yakışan en iyi demokrasi.
23 Nisan
Atamızdan armağan
Bu mutlu gün bize
Sevinsin her türk
Bu bayram hepimize
Biz çocuklar buradayız
Hep gülüp oynamalıyız
Atamız bize verir bayram
Biz bu bayramı kullanmalıyız
Burcu Çarıkçı
23 Nisan
Bugün ne mutlu bize,
Haydi hep gülsenize,
Müjde dağa, denize,
Geldi 23 Nisan.
Sokaklar dolu bayrak,
Yollara kurulmuş tak,
Şöyle bir etrafa bak,
Geldi 23 Nisan.
Fahrunnisa Elmalı
Zalim felek dargın gülmez yüzüme,
Hergün huzur,yaşam düş olur bana,
Elaleme bahar, bayram, yaz olur,
Yıl boyu dört mevsim kış olur bana.
Zaman ile sarpa sardık yolları,
Kırdık tutunacak bütün dalları,
Dost bağının demet demet gülleri,
Batar şu kalbime şiş olur bana.
Güneşsiz doğada var olmaz hayat,
Haykırmaz köroğlu, kişnemez kırat,
Cahil mekanında olur mu hayat,
Kuş tüyünden yatak, taş olur bana.
Arkadaşlar bir gazeteden gördüğüm şiiri sizlerle paylaşmak istedim bn çok beğendim umarım siz de beğenirsiniz yorumlarınızı bekliyorum…
Kısa 29 ekim şiirleri
29 Ekim İle İlgili Kısa Şiirler
29 Ekim cumhuriyet Şiirleri Kısa
Cumhuriyet Bayramı
En sevinçli gün bize.
Diye söze başladı,
Öğretmenim dün bize.
Kurtuluş Savaşı’nı,
Kazanınca ordumuz,
Temizlendi düşmandan,
Baştan başa yurdumuz.
Padişahlık devrini,
Temelinden devirdik.
Yurdumuzu apaydın,
Bir cennete çevirdik.
İsmail Hakkı SUNAT
CUMHURİYET BAYRAMI
Gündüz herkes neşeli,
Şenlik olur akşamı.
Bayramların güzeli,
Cumhuriyet Bayramı.
Her bayramla bir tutmam,
Bu bayram, büyük bayram.
Yurtta üç gece, üç gün,
Eğlence var, şenlik var.
Işıklar yanar bütün
Dalgalanır bayraklar.
Her bayramla bir tutmam,
Bu bayram, büyük bayram
Necdet Rüştü EFE
CUMHURİYET
Bayrağımız çekilmiştir göğe,
Bir daha inmeyecektir yere,
Biz verirsek el ele,
Muhtaç olmayız namerde.
Atatürk’ün armağanı bu vatan,
İzinden yürürüz hep Ata’m.
Düşmandı yurdumuzdan kaçan,
Cumhuriyetle şenlendi vatan.
Ata’mın aziz kılıcı,
Kesti bitirdi savaşı,
Getirdi büyük barışı,
Cumhuriyettir tek kurtarıcı.
Yıldız Dinç
Dikmen İlköğretim Okulu Öğrencisi
29 Ekim
Cumhuriyet bayramı
Geldi bize ne mutlu !
Bayraklarla donattık
Güzel okulumuzu.
Sokaklarda evlerde
Al bayrak dalgalanır.
Onun o al rengini
Bütün bir dünya tanır.
Yirmi dokuz Ekimi
Karşılarız neşeyle
Çünkü bugün erdik
Büyük Cumhuriyet’e
Yürüyün arkadaşlar
Hep ileri koşalım
Bugün bayramımız var
Gelin bayramlaşalım.
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
29 Ekim
En güzel günümüzdür
Demokrasi ürünüdür
Atatürk’ün eseridir
Yirmi Dokuz Ekimler.
Vatandaşın hür sesi
Vatanımın neşesi
Kucaklıyor herkesi
Yirmi Dokuz Ekimler.
Cumhuriyet kuruldu
Türk’ün sesi duyuldu
Törenlerle kutlandı
Yirmi Dokuz Ekimler.
Fethi BOLAYIR
Yaşasın Cumhuriyet
Coşkunuz sevinçliyiz.
Ayrı gayrı değiliz
Bütün Türkler hep biriz
Yaşasın cumhuriyet.
Dünyaya şeref saldık
Nice ülkeler aldık
Alnı lekesiz kaldık
Yaşasın cumhuriyet.
Atatürk kalbimizde
Yürürüz her gün biz de
Onun çizdiği izde
Yaşasın cumhuriyet.
Türk askerdir doğuştan;
Hoşlanırız boğuştan
Bize anadır vatan
Yaşasın cumhuriyet…
Yaşasın vatan ana
Bağlıyız candan ona
Ne mutlu Türk olana
Yaşasın cumhuriyet.
Rakım ÇALAPALA
23 Nisan Şiirleri Üç Kıtalık
Üç Kıtalık 23 Nisan Şiirleri
23 NİSAN
Gün aydın, gözün aydın,
Sayısız devrim saydın.
Dünyaya bin ün yaydın.
O mutlu Nisan bugün
Buldun taze can bugün.
İşte neşe, işte haz,
Sevincin çok, derdin az.
Bundan ünlü gün olmaz:
Her lezzete kan bugün,
O mutlu Nisan bugün,
Seyir için bu töreni,
Durma aç pencereni,
Sana onu vereni,
Saygıyla an bugün,
O mutlu Nisan bugün,
RIZA POLAT AKKOYUNLU
———————————-
23 NİSAN
Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
İşte, bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
Bugün, Atatürk’ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
Saip EGÜZ
————————————-
BİZİM BAYRAMIMIZ
Bu gelen bizim bayram
Yükseldi bak ünümüz,
23 Nisan bizim
En şerefli günümüz.
Al bayrağı açalım
Gel gidelim törene
Bin teşekkür bizlere
Bugünleri verene.
Bizim için harcanan,
Boşa gitmez bu emek
Çünkü her Türk çocuğu,
23 Nisan demek.
İSMAİL HAKKI SUNAT
———————————–
23 Nisan
Biz dünyaya gelmeden
Her yeri düşman almış.
Atatürk düşmanları,
Yurdumuzdan çıkarmışlar.
23 Nisan günü
Meclis kuruldu diye,
Büyük bayram verilmiş
Çocuklara hediye.
Gülelim eğlenelim,
Kutlayalım bayramı
Verelim hep el ele
Yükseltelim vatanı.
MELAHAT UĞURKAN
Anlamlı 19 Mayıs Şiiri
19 Mayıs Şiirleri
O Geliyor
Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını
Yeryüzüne can veren,
Cana heyecan veren
Al yüzlü Oğan güneş.
Takanın burnu nasıl Karadeniz’i yırtar?
Siz de bir an öyle yırtınız uykunuzu.
Uyanın Samsunlular!
Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını
Al yüzlü Oğan güneş.
Bugün Çaltıburnu’ndan gülerek doğan güneş.
Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Uyanın Samsunlular.
Uyumak ölüme eş.
Diriltir ruhunuzu,
Ufukta bir gemi var.
Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor?
Fakat yolu mu az, yoksa yükü mü ağır?
Bu gemi umut yüklü, insan yüklü, hız yüklü!
İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır.
Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.
Bir baş ki, gökler bir küme yıldız yüklü.
Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor.
Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Ufukta duran gitgide yaklaşıyor.
Sanki harlı bir ateş
Yakıyor ruhumuzu.
Beklemek üzüntüsü her gönülde taşıyor.
Üzülmemek elde mi?
Hız yüklü, iman yüklü, umut yüklü bu gemi.
O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,
O hız, doldukça bütün damarlara kan gibi,
Gizli inleyen her yürek canlanacak.
Ateşler püskürecek uyuyan volkan gibi.
Gittikçe büyükleşen
Gölgene dikilmekten karardı gözlerimiz.
Koş, atıl gemi, sana engel olmasın deniz.
Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel!
Kuşlar gibi uç da gel, rüzgar gibi es de gel!
Celal Sahir EROZAN
19 Mayıs
Yıl 1919 Mayıs’ın ondokuzu
İşgal altında ülkem dağıtılmış ordusu.
Anadolu perişan şimdi gözler yollarda,
Bandırma vapuruyla Atam azgın sularda.
Karadeniz hırçın kız Karadeniz dalgalı
Bir yürek çırpınıyor vatanına sevdalı.
O yürekle değişti milletimin kaderi.
Kölelik olamazdı yaşamanın bedeli.
Bir güneş doğuyor bak Samsun ufuklarından!
Bir ışık yükseliyor o kapkara sulardan.
Öyle muhteşem bir nur ki ulaşıyor semaya,
Yeniden hayat verdi o nur Anadolu’ya.
Samsun’da atan yürek Erzurum’dan duyulur.
Bebelerin sütüyle Türk ordusu kurulur.
Havza, Erzurum, Sivas kurtuluşu müjdeler.
Vahdettin, Damat Ferit hani şimdi nerdeler?
Milletin iradesi Ankara’da buluştu.
Bu ne güzel bir haber bu ne muhteşem muştu.
Artık zafer yakındır yakındır güzel günler.
Sakarya, Kocatepe top sesleriyle inler.
İzmir’in kurtuluşu düşmanın sonu oldu.
Yurduma göz koyanlar kanlarında boğuldu.
Şimdi anıyor millet ecdadını şükranla.
Gerekirse tarihi yazarız yine kanla!
Sinan ORHAN
19 MAYIS GENÇLİK MARŞI
Bir şerefli milletin şanlı çocuklarıyız.
Kalplerimiz, nabzımız, vatan diyerek atar.
Ayrılmadan yürürüz, aynı yolda erkek, kız.
Ruhumuzda ateş var, göğsümüzde iman var…
Vücudumuz yay gibi, bacaklarımız çevik,
Kalplerde cumhuriyet, başımızdadır bayrak,
Bir emanet taşırız, Ata’mıza söz verdik.
Kuvvetimizi, gücümüzü, kanımızdadır kaynak…
Bilgi ile sporu, yürütürüz atbaşı,
Çalışkanlık, çeviklik atalardan mirastır.
Türk olmanın amacı kazanmaktır savaşı…
Bize ülkü yaraşır, bize hamle yaraşır.
19 Mayıs bizim en kutsal bayramımız.
Tarihlerde var mıdır, böyle bir günün eşi ?
Bu pınardan içiyor, alıyoruz kuvvet, hız,
Bu ocaktan yakıyor bütün gençlik ateşi…
İ. Hakkı TALAS
19 Mayıs
Bugün 19 Mayıs
Gençlik bayramı var
Bugün samsun ufkundan
Yeni bir güneş doğar
Karanlığa gömülmüş
Vatana nur oldu o
Yas bağlayan ruhlara
Yüreklere doldu o
O bir yaman volkandı
Baş buğdu kahramandı
Bu günü kuran odur
Yurdu kurtaran odur
Bugün 19 Mayıs
Gençlik bayramı var
Bugün samsun ufkundan
Yeni bir güneş doğar
19 Mayıs
Gözü parladı Mustafa Kemal’in
İlk hedefi ulaşmaktı Samsun’a
Bir 19 mayıs sabahı erkenden
Ayaka bastı Samsun’a
Takvim 19 Mayıs’ı gösterecek
Sonzuza dek sürecek
İçimizd yanan ateş
Hiçbir zaman sönmeyecek
Geldi Samsun’a Mustafa Kemal’im
Halk ondan haber bekliyor
Şahlanır anadolum
Tek vücut olur millet
O eşsiz bir kahraman
Türk gençliğine komutan
Neslimize ışık tutan
Çağlar boyu sensin atam
Hiç kuşkusuz umutlu gelecek
Halk onu arkasında hep
Merak etme Mustafa Kemal’im
Yarınlar bizimdir elbet
Cumhuriyeti ilan ettin
Türk gençliğine sundun
Gözün kalmasın arkada
Canımız feda cumhuriyet yolun
19 mayıs
Yol aldın hırçın Karadeniz’de
Umuda ve geleceğe doğru
İnandı sana Türk milleti
Ve uyandı derin uykusundan
İşte bak! geliyor ardından
Başlattığın bir savaştı
Esaretten özgürlüğe,
Karanlıktan aydınlığa ve…
Bir sözün yetti,
inançla doldu yürekler
adımlar uygun adım
yürüyüş başladı Samsun’dan
19 mayıslar kutlanıyor, kutlanacak
Atam, bu yürüyüş hiç durmayacak
Samsun
Bir daha bir daha;
Çarpsın dalgalar kayalar!..
Beyaz köpükler gülsün yüzüme
Merhaba Samsun yine geldim sana.
Hoş gör sevdamı,
Yosun gözlü, sarı benizli kız!
Ayrılığa katlanamam,
Yaşayamam sensiz!..
Sokakların denize yan,
Denize karşı.
Beyaz evlerinle daha güzel, daha temiz
Park, sokak, çarşı.
Nice şehirler gördüm,
Nice heykeller seyrettim
Sende ki Anıtın şahlanışını görmedim
Hiçbir şehirde.
Samsun Samsun!
Sen kurtuluşun ilk adımısın.
Samsun sen başlı başına,
19 Mayıs’sın!..
İbrahim Minnetoğlu
19 Mayıs’ın Sesi
Ağlıyordu saçı ak dedem,
Ağlıyordu ocak başında ninem,
Ağlıyordu elinin kınası solmamış gelin,
Ağlıyordu bir koca ülke sahipsiz.
Dal uçlarında tomurcuklar olgun,
Çakıl taşlarına değin mutlu deniz,
Dağ doruklarında bulutları eskidi Erzurum’un.
Eskimeyen gündür 19 Mayıs 1919.
Düşüncesi mavilikler örneği geniş,
Köyler, kentler acısına uzanır;
Dağ doruklarına varır bakışları.
Yıllar önce ay mayıs, gün 19.
Yeni doğan güneşle aydınlanmış
Samsun’da bir deniz.
Kıyısında tek yürek bir millet, haykırır kıt’alara;
Anadolu toprağında biz varız!..
Hasan Atabaş
Şu Sonsuz Koşu
Samsun’a ayak basmış Kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.
Ata’nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü…
Biz sonsuz bir sabahtayız… O uyusun,
Sevincimiz coşturur O’nun gönlünü.
Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola,
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.
Al bayrağın Ankara Kalesi’nde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür,
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.
On dokuz Mayıs’ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ay’ı, gül ay’ı,
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.
Ceyhun Atuf KANSU
Bayram
Bağımsız, hür Türkiye,
Senin eserin Atam,
19 Mayıs’lar her sene
Coşku dolu bir bayram.
Öyle mutlu sevinçli,
Huzurluyuz ki Atam,
19 Mayıs’lar her sene
Sevgi dolu bir bayram.
Yürüyoruz izinde,
Başarılıyız Atam,
19 Mayıs’lar her sene
Sevinç dolu bir bayram.
Birkan Soylu
19 Mayıs
Samsun’da o gün doğdu
Türk’ün eşsiz güneşi,
Arasalar bulunmaz
Dünyada onun eşi.
Bütün yurt inliyordu,
Vatan gidiyor diye.
O sanki Türk yurduna
Gökten geldi hediye.
Samsun, Sivas demedi
Bütün yurdu dolaştı,
Türk’ün bu öz evlâdı
Vatanla kucaklaştı.
Bin dokuz yüz on dokuz
Türk’ün temel taşıdır.
Ardından gelen savaş
İstiklâl Savaşı’dır.
Temiz Türk gençliğine
Armağan olsun diye
Bu büyük ve şanlı gün
Bırakıldı hediye.
Ramazan Gökalp ARKIN
19 Mayıs Şiirleri
19 Mayıs Bayramı
Atatürk verdi bizlere
En güzel armağanı,
Millete kutlu olsun
19 Mayıs bayramı.
Dikelim en tepeye
Ay yıldızlı bayrağı,
Millete kutlu olsun
19 Mayıs bayramı.
Haydi herkes törene
Dolduralım alanı,
Millete kutlu olsun
19 Mayıs bayramı.
Birkan SOYLU
Bir Kurtuluş Destanı
Osmanlıydı bir zaman tarihler yazan,
Dört bir yana kök salmış, kükreyen aslan.
Asırlarca yaşadı, nesil geçti aradan,
Zayıfladı kuvvetçe, dediler “hasta adam”.
Asiler çıktı, Osmanlıya başkaldıranlar,
Fitneyle parçaladı hain düşmanlar.
Küçüldü topraklar savaşlarda bir yandan,
Atmak istediler Türk’ü Anadolu’dan.
Bir inançla gürledi, yüce Türk milleti,
Önder seçti kendine Mustafa Kemal’i.
Millet birlik oldu, koştu düşman üstüne,
Nice canlar verildi, Maraş, Urfa, Antep’te.
Cephelerde Mehmetçiğin Allah sedası,
Temizlendi düşmandan güney, doğu, batısı.
Ay ve yıldız dalgalandı akan kanlar üstüne,
Ve ölümsüz marşımız doğdu Mehmet Âkif’le.
Büyük harpler yaşadı bu vatan, bu topraklar,
Yine de bir nebze susmadı gök kubbede ezanlar.
Büyük Ata önder oldu, açtı Millet Meclisi,
Daha sonra kuruldu Milletin İradesi.
Binlerce şehidiyle aldı, Türk milleti vatanı,
Tarihe şerefiyle yazıldı, bu “Kurtuluş Destanı”.
Bu “Kurtuluş Destanı”dır kuşak boyu sürecek,
İlelebet, yok etmeye kimsenin gücü yetmeyecek
Erdoğan GÜNEŞ
Şebnem Kısaparmak Annem Şiiri Sözleri
Şebnem Kısaparmak Annem Şiiri
Yine yagmurlu bir bayram sabahi
Bulutlar sanami agliyor Anne
Neden gündüzlerim böyle karanlik
Icime hüzünler yagiyor Anne
Kac bayram gecti öpemedim elini
Sevdigin cicekleri getiremedim
Kurudu menekselerin, büyütemedim Anne
Büyütemedim hasretinden gayri hic bir sanciyi
Aciyi dindiremedim Anne, atesi söndüremedim
Bu bayramda gelemedim…
Bu bayram da gelemedim, öpemedim elini
Oysa ellerin her seyimdi, ekmegimdi ellerin
Bilsen nasil özledim hüzün rengi gözlerini
Seni özledim Anne, sesinin nefesini
Sabahlari recel sürmeni ekmegime, cayimi demlemeni
“Üsüdünmü, hastamisin” demeni özledim Anne
Pencerede beklemeni
Cosku dolu bir bayram sabahi gülerek kapiyi acmani
Sarip sarmalamani özledim Anne
Kızmalarin ardindan bagislayan yanlarini
Affetmeni özledim Anne
Affet beni, bu bayramda gelemedim…
Yine yagmurlu bir bayram sabahi
Simdi senden cok uzaktayim
Gözyaslarim söndürmüyor hasreti
Yanmaktayim Anne kanamaktayim
Dört yanim karanlik, dört yanim duvar
Sonradan kormus ayrilik, yeni anlamaktayim
Bu bayramda gelemedim Anne, cok uzaktayim…
Bu bayramda gelemedim, öpemedim elini
Yüzüne yüz süremedim
Cigerler dolusu kokunu cekemedim icime
Sensizlik türküsü dolandi dilime
Söyleyemedim Anne söyleyemedim
Anam, Anam, Anam diyemedim
Ah Anne ah, öyle özledimki
Sizlar burnumun diregi bilemezsin
Bilemezsin Anne göremezsin
Anasizlik en büyük yalnizlikmis
Soguk duvarlar ardinda aglamalarimsin
Dert ortagimsin yanimda olamasan da
Bitmeyen bir hasret, dinmeyen bir sizisin icimde
Bilsen nasil özledim…
Hasta yatagimda sicak corbani özledim Anne
Basucumda ilac olmani
Atesime bakmani özledim
Battaniyelere sarmani
Hersey bir tarafa dualarini özledim dualarini
Sen Anasin Anne aglarsin, beni anlarsin
Hakkini helal et
Bu bayramda gelemedim…
Şebnem Kısaparmak
Hacı Bayram Veli Şiiri
Hacı Bayram Veli’nin Şiirleri
Hacı Bayram Veli, Hacı Bektaş-i Veli Hazretlerinin yoldaşı Türk mutasavvıf ve şair. Türbesi, Ankara’da Hacı Bayram Câmii’nin bitişiğinde bulunmaktadır.
Hacı Bayram Veli Türkçe şiirler yazmış bir mutasavıftır. Onun günümüze kadar gelen şiirlerinin sayısı, dörttür. Çeşitli kaynaklardan tesbit edebildiğimiz şiirler, üslub olarak musiki kıvraklığındadır. Tesbit edilen bu dört şiir şunlar..
İLAHİ
1.Bilmek istersen seni,
Can içre ara canı.
2.Geç canından bul anı,
Sen seni bil, sen seni.
3.Kim bildi efalini,
Ol bildi sıfatını.
4.Anda gördü zatını,
Sen seni bil, sen seni.
5.Görünen sıfatındır,
Anı gören zatındır.
6.Gayrı ne hacetindir,
Sen seni bil, sen seni.
7.Kim ki hayrete vardı,
Nura müstağrak oldu.
8.Tevhidi zatı buldu,
Sen seni bil, sen seni.
9.BAYRAM özünü bildi,
Bileni anda buldu.
10.Bulan ol kendi oldu,
Sen seni bil, sen seni.
İLAHİ ZİKİR
1.Noldu bu gönlüm ,noldu bu gönlüm?
Derdü gam ile doldu bu gönlüm.
2.Yandı bu gönlüm, yandı bu gönlüm,
Yanmada derman buldu bu gönlüm.
3.Gerçi ki yandı gerçeğe yandı,
Rengine aşkın cümle boyandı.
4.Kendi de buldu kendi de buldu,
Matlabını hoş buldu bu gönlüm.
5.Elfakru fahri elfakru fahri,
Demedi mi alemlerin fahri.
6.Fakrını zikret fakrını zikret,
Mahv u fenada buldu bu gönlüm.
7.Sevda-yı a’zam sevda-yı a’zam,
Bana k’oluptur arş-ı muazzam.
8.Mesken-i canan mesken-i canan,
Olsa acep mi şimdi bu gönlüm.
9.Bayrami imdi bayrami imdi,
Yar ile bayram eyledi şimdi.
10.Hamd senalar hamd-ü senalar,
Yar ile bayram etti bu gönlüm.
İLAHİ TAKSİM
1.Çalabım bir şar yaratmış,
İki cihan arasında.
2.Bakıcak Didar görünür,
Ol şarın kenaresinde.
3.Nagihan bir şara vardım,
Anı ben yapılır gördüm.
4.Ben dahi bile yapıldım,
Taş ve toprak arasında.
5.Şakirtleri taş yonarlar,
Yonup üstada sunarlar.
6.Mevlanın adın anarlar,
Taşın her paresinde.
7.Ol şardan oklar atılır,
Gelür sineme batılır,
8.Aşıklar canı satılır,
Ol şarın bazaresinde.
9.Şar dedikleri gönüldür,
Ne alimdür ne cahildür.
10.Aşıklar kanı sebildür,
Ol şarın kenaresinde.
11.Bu sözümü arif anlar,
Cahiller bilmeyüp tanlar.
12.Hacı Bayram kendi banlar,
Ol şarın minaresinde.
İLAHİ SAVT
1.Hiç kimse çekebilmez,
Pektir feleğin yayı.
2.Derdine gönül verme,
Bir gün götürür vayı.
3.Gelür güle oynaya,
Al (da)dır seni çapüktür.
4.Bir bunculayın fitne,
Kande bulurarayı
5.Bir fani vefasızdır,
Kavline inanma hiç.
6.Gah yoksulu bay eyler,
Gah yoksul eder bayı.
7.Çün yüzün dündürdü,
Bir lahza karar etmez.
8.Nice seri pay eder,
Döner ser eder payı.
9.Denir vahit vahdette,
Kasretde kanı tefrik.
10.Hızr ermedi bu sırra,
Bildirmedi Musa’yı.
11.Hayran kamu alimler,
Bu ma’ninin altında.
12.Kaf’dan Kaf’a hükmeden,
Bilmez bu muammayı.
13.Miskin Hacı Bayram sen,
Dünyaya gönül verme.
14.Bir ulu imarettir,
Alma başa sevdayı.
Hacı Bayram Veli Sen Seni Bil Şiiri
Sen Seni Bil Hacı Bayram Veli
Bilmek istersen seni,
Can içinde ara canı,
Geç canından bul anı
Sen seni bil, sen seni
Kim bildi ef’âlini,
Ol bildi sıfatını
Anda gördü zatını,
Sen seni bil, sen seni.
Görünen sıfatındur,
O’nu gören zatındur
Gayri ne hacetindür
Sen seni bil, sen seni
Kim ki hayrete vardı
Nura müstağrak oldu,
Tevhid-i zatı buldu,
Sen seni bil, sen seni.
Bayram özünü bildi,
Bileni anda buldu,
Bulan ol kendü oldu,
Sen seni bil, sen seni.
Hacı Bayram Veli N’oldu Bu Gönlüm
Yandı Bu Gönlüm Şiiri Hacı Bayram Veli
Noldu bu gönlüm ,noldu bu gönlüm?
Derdü gam ile doldu bu gönlüm.
Yandı bu gönlüm, yandı bu gönlüm,
Yanmada derman buldu bu gönlüm.
Gerçi ki yandı gerçeğe yandı,
Rengine aşkın cümle boyandı.
Kendi de buldu kendi de buldu,
Matlabını hoş buldu bu gönlüm.
Elfakru fahri elfakru fahri,
Demedi mi alemlerin fahri.
Fakrını zikret fakrını zikret,
Mahv u fenada buldu bu gönlüm.
Sevda-yı a’zam sevda-yı a’zam,
Bana k’oluptur arş-ı muazzam.
Mesken-i canan mesken-i canan,
Olsa acep mi şimdi bu gönlüm.
Bayrami imdi bayrami imdi,
Yar ile bayram eyledi şimdi.
Hamd senalar hamd-ü senalar,
Yar ile bayram etti bu gönlüm.
Bayram Namazı Saatleri
İl il Kurban Bayramı Namazı vakitleri 25 Ekim 2011
25.10.2011 Kurban bayramı namaz saatleri
Kurban Bayramı Namaz Saatleri 25 Ekim 2012 Perşembe Günü bayram namazı kılınacak Bayram namazı saatleri şöyledir..
İL İL Kurban Bayram Namazı Saatleri 2012 | NAMAZA SAATİ |
Adana Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:48 |
Adıyaman Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:38 |
Afyon Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:11 |
Ağrı Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:23 |
Aksaray Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:56 |
Amasya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:54 |
Ankara Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:04 |
Antalya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:06 |
Ardahan Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:28 |
Artvin Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:32 |
Aydın Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:20 |
Balıkesir Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:24 |
Bartın Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:11 |
Batman Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:27 |
Bayburt Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:36 |
Bilecik Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:16 |
Bingöl Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:31 |
Bitlis Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:24 |
Bolu Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:11 |
Burdur Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:09 |
Bursa Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:20 |
Çanakkale Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:31 |
Çankırı Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:03 |
Çorum Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:58 |
Denizli Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:14 |
Diyarbakır Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:30 |
Düzce Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:13 |
Edirne Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:34 |
Elazığ Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:36 |
Erzincan Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:37 |
Erzurum Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:31 |
Eskişehir Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:13 |
Gaziantep Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:40 |
Giresun Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:45 |
Gümüşhane Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:39 |
Hakkari Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:15 |
Hatay Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:43 |
Iğdır Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:20 |
Isparta Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:08 |
İstanbul Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:23 |
İzmir Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:24 |
Kahramanmaraş Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:43 |
Karabük Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:09 |
Karaman Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:56 |
Kars Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:25 |
Kastamonu Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:04 |
Kayseri Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:51 |
Kilis Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:40 |
Kırıkkale Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:02 |
Kırklareli Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:32 |
Kırşehır Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:57 |
Kocaeli Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:18 |
Konya: Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:01 |
Kütahya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:15 |
Malatya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:39 |
Manisa Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:23 |
Mardin Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:27 |
Mersin Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:50 |
Muğla Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:16 |
Muş Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:27 |
Nevşehir Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:54 |
Niğde Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:52 |
Ordu Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:47 |
Osmaniye Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:44 |
Rize Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:37 |
Sakarya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:16 |
Samsun Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:54 |
Siirt Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:23 |
Sinop Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:01 |
Sivas Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:47 |
Şanlıurfa Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:34 |
Şırnak Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:20 |
Tekirdağ Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:28 |
Tokat Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:51 |
Trabzon Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:40 |
Tunceli Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:36 |
Uşak Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:15 |
Van Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:19 |
Yalova Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:21 |
Yozgat Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 6:56 |
Zonguldak Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 | 7:13 |
Ağrı Aşıklar Bayramı ne zaman
Ağrı Aşıklar Bayramı
Ağrı Aşıklar Bayramı 1-3 Ocak
aşıklık kültürünün yaşatılması için ilki 1931 yılında sivas’ta kutlanan bayramdır. uzun bir süre kutlanmayan bu bayram şimdilerde 1-3 ocak arasında ağrıda çeşitli etkinliklerle kutlanılmaktadır.
Azerbeycan Atasözleri
Tugbam sitesinde en güzel Azerbeycan Atasözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Azerbeycan Atasözleri
Aç eşek katırdan tez yürür.
At ölür, itlere bayram olur.
Aşıka Bağdat uzak değil.
Ata evi er evi; er evi zindan evi.
Dünya bir yağlı kuyruktur, yiyebilene aşkolsun.
Helva helva demekle ağız şirin olmaz.
Bayram şiirleri BURADA – Bayram şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairlerin yazmış oldukları en güzel bayram şiirlerini ve kısa bayram şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun bayram şiirleri;
Bayram
“Mevlâ bizi afvede, bayram o bayram olur
Cürm-ü hatalar gide, bayram o bayram olur”
Dînini devlet kılsan, dünyayı cennet kılsan
Cümleye himmet kılsan, bayram o bayram olur
İmânın iktidarı, olsa İslâm diyarı
Dinse müminin zârı, bayram o bayram olur
Gönül muhabbet dolsa, hüsn-ü ihtitâm olsa
Girdiğin yol hak yolsa, bayram o bayram olur
Kula inâyet erse, kabirde cevabın verse
O ân yüzü gülerse, bayram o bayram olur
Sırat`ı geçti isen, Kevser`den içti isen
Cennet`e göçtü isen, bayram o bayram olur
Sancak`ta kaldığında, Resul`le olduğunda
Sohbete daldığında, bayram o bayram olur
Hesabı verdiğin gün, Rü`yet`e erdiğin gün
Didarı gördüğün gün, bayram o bayram olur
(1997)
Nizamettin Saltan
Bu gün BAYRAM değil mi?
Analar tabut başında ağlarken
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç
Bir haftalık gelin kara bağlarken
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç
Beşikteki yavru baba beklerken
Bacı kardeşine şehidim derken
Taze fidanlar toprağa girerken
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç
Bu gün kim düşecek kara toprağa
Dökülüyor hazan vurdu yaprağa
Hain mekan kurmuş ülkemde dağa
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç
Düşman kalleş düşman kancık siperde
Askerim açıkta hedef her yerde
Bile bile o ölüme gider de
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç
Vatan için bu mukaddes göreve
Gönderirler gururla seve seve
Ateş düşüyorken her gün bir eve
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç
Kahpe terör puşt terörist pis bela
Soysuz hangi yüzle barınır hâlâ
Mayın döşenmişken geçilen yola
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç
Mehmet Çiftci
Yalan…
Bir yalan kadar gerçek herşey.
Ya da bir yalan kadar hiçbirşey.
Yıllar önce para kazanmak için burdan gidişim.
Ve para dışında herşeyi kaybetmek kadar yalan.
Babamın öldüğü yalan!
Ve senden arda kalan bomboş bir ev kadar yalan.
Yalan, yalan…
Bayram sabahı ailece yapılan sabah kahvaltılarına özlemdi.
Kapıyı çalacak çocuklara bir gün evvelden hazırlanırdı hediye mendiller ve lokumlar.
Mahalle arasına kurulan seyyar lunaparklar, macunlar ve pamuk helvalar.
El öpenlere el öpenlerin çok olsun derdi büyükler.
Ama onların çok olmayacaktı el öpenleri.
Çünkü her geçen bayram biraz daha azalacaktı öpülen eller.
Ve her geçen bayram biraz daha azalacaktı biten dargınlıklar.
Bayram gelmiş kime ne anam garibem diye bir türkü duyulacaktı memleketten.
Ve bayram bile bayram olduğuna pişman olacaktı belki…
Ama yine de o türküyü dinleyerek eriyecekti yollar.
Gurbetten sılaya bir yolculuk değildi bizimkisi.
Bir ömürdü iki şehir arası, bir ömürdü iki ülke hatta iki dünya arası.
Hep bir gün bu hasret bitecek ve herkes köyüne geri dönecek diye süren,
Ama kimsenin hiçbir zaman köyüne dönemediği bir yolculuktu bizimkisi.
Ha bu gece bayram gecesi,
Ha her gece bayram gecesi.
Bu gece bayram gecesi.
Her taraf mavi, pembe, mor…
Bu gece bayram gecesi.
İçim içime sığmıyor.
Görünüyor suyun dibi,
Mahalle, komşular falan…
Her şey bıraktığım gibi.
Babamın öldüğü yalan!
Dilini ve dinini bilmediğimiz sabahlara uyanırım.
Yabancı yüzler görürüm yabancı sokaklarda.
Tanıdık acılar çeker, tanıdık sevdalar ararım.
Buralar hep soğuk, oralar değişmekte sanırım.
Hasret, acı ve sevda iki ülke arası.
Kapıkule’den sonrası düğün, bayram havası.
Yıllardır söyleyip durduğum hep,
Ben gurbette değilim anam, gurbet benim içimde şarkısı.
Düğünler ve bayramlar memlekete taşındı önce.
Sonra taşınmazlar arasına girdiler birer birer.
Ne düğünler ne bayramlar ne çocuklar ne de torunlar taşınır oldu.
Günden güne, yavaş yavaş eridi birgün memlekete dönebilme derdi.
Ve yıllar geçti aradan,
Adamın biri yıllar önce çocukluğunda bırakıp gittiği memlekete geri geldi.
Ama hali garipti.
Dönüp de bulmamak vardı seni.
Buralardan gitmiş olacağın aklımdaki son ihtimaldi.
Son ihtimaldi adresinin değişikliği.
Şaka mıydı, kader miydi?
Neden bomboş evimiz şimdi?
Bu gece bayram gecesi.
Her taraf mavi, pembe, mor…
Bu gece bayram gecesi.
İçim içime sığmıyor.
Görünüyor suyun dibi,
Mahalle, komşular falan…
Nazım Hikmet
Bayram O Bayram Ola
Gönüller huzur bula,bayram o bayram ola.
Kin,nefret rafa kalka,bayram o bayram ola.
Yoksullar giydirile,aç insanlar doyrula,
Muhtaç insan kalmaya,bayram o bayram ola…
Rabbim emri tutula,istenenler yapıla,
Her kes hakkını bile,nefise gem vurula,
Sevgi,saygı var ola,insanlar kardeş ola,
Her şeyler paylaşıla,bayram o bayram ola…
Çocuklar sevindirile,öksüzler güldürüle,
Sade Kurban da değil,yılda hergün anıla,
Doğu batı bir ola,Ülkemiz kalkındırıla,
Aşsız,işsiz kalmaya bayram o bayram ola…
20.12.2007 Gebze
Seyfet Bozçalı
BAYRAM GÜNÜ
Kimi ağlar, kimi güler
Bayram günü, Bayram günü.
Özüm dağlar, gözüm güler,
Bayram günü, Bayram günü.
Garip, yoksullar acılı,
Arefeler hep sancılı,
Hem kardeşli, hem bacılı,
Bayram günü, Bayram günü.
Gurbette yakını olan,
Kurban kesip, eti bulan,
Buluştular falan-filan,
Bayram günü, Bayram günü.
Çoğuna karalı gelir,
Fakirler ölür, dirilir.
İNCE hep hakka yönelir,
Bayram günü, Bayram günü.
22.4.1996 – Kayseri
Sabit İnce
Bugün Bayram
Gelin bizler tanışalım
Bugün bayram, bugün bayram
Güzel güzel konuşalım
Bugün bayram, bugün bayram
Ana, baba, gardaş, bacı
Dost, arkadaş giysin tacı
Allah’ım gösterme acı
Bugün bayram, bugün bayram
İmanla açarak kolu
Yürü, bu yol Hakk’ın yolu
Sevgi dolu, sevinç dolu
Bugün bayram, bugün bayram
Milletimiz birlik olsun
Hâllerinde dirlik olsun
Bayram günü erlik olsun
Bugün bayram, bugün bayram
Çobanoğlu etme hata
Sırt dönme kimseye kat’a
Yolun düşecek Sırat’a
Bugün bayram, bugün bayram
(03.06.1993)
Şevki Çobanoğlu
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
Ağlarım ağlarım gözlerim şişer
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
Memleketim yurdum aklıma düşer
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
Ne anne ne baba yolları gözler
Ne kalem muktedir ne kafi sözler
Gurbetçi sılayı, soyunu özler
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
Anneler hazırlar baklava börek
Bayram var bayrama hazırlık gerek
Öyle bir hasret ki dayanmaz yürek
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
En mübarek günde, hasret çekeriz
İki büklüm olup boyun bükeriz
Ateş sönsün diye yaşlar dökeriz
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
Gurbet elde gurbetçiler buluşur
Vatan hasretiyle keder bölüşür
Bayrama hürmeten söyler gülüşür
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
Mikdat der gurbette bayramlar böyle
Hasretiz, uzağız burda her şeyle
İrtibat kesilmiş vatanla köyle
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
Mikdat Bal
Bayram…
Gelin de bayramı Fatih’te seyredin, zira
Hayale, hatıra sığmaz o herc ü merc-i safa,
Kucakta gezdirilen bir karış çocuklardan
Tutun da, ta dedemiz demlerinden arta kalan,
Asırlar ölçüsü boy boy asali nesle kadar,
Büyük küçük bütün efrad-i belde, hepsi de var!
Adım başında kurulmuş beşik salıncaklar,
İçinde darbuka, teflerle zilli şakşaklar,
Biraz gidin; Kocaman bir çadır… önünde bütün,
Çoluk çocuk birer onluk verip de girmek için
Nöbetle bekleşiyorlar; acep içinde ne var?
“Caponya’dan gelen insan suratlı bir canavar!”
Geçin: sırayla çadırlar, önünde her birinin.
Diyor: “Kuzum, girecek varsa durmasın girsin.”
Bağırmadan sesi bitmiş ayaklı bir ilan,
“Alın gözüm buna derler…” sedası her yandan.
Alettirikçilerin keyfi pek yolunda hele:
Gelen yapışmada bir, mutlaka o saplı tele,
Terazilerden adam eksik olmuyor; birisi
İnince binmede artık onun da hemşerisi:
“Hak okka çünki bu kantar… Frenk icadı gıram
Değil! Diremleri dörtyüz, hesapta şaşmaz adam.”
“Muhallebim ne de kaymak!
“Şifalıdır macun!”
“Simit mi istedin ağa!” “Yokmuş onluğun, dursun.”
O başta: Kuşkunu kopmuş eğerli düldüller
Bu başta: Paldimi düşmüş semerli bülbüller
Baloncular, hacıyatmazlar, fırıldaklar,
Horoz şekerleri, civ civ öten oyuncaklar;
Sağında atlıkarınca, solunda tahtırevan
Önünde bir sürü çekçek, tepende çifte kolan
Öbek öbek yere çökmüş kömür çeken develer…
Ferag-ı bal ile birden geviş getirmedeler,
Koşan, gezen, oturan, maniler düzüp çağıran.
Davullu zurnalı “dans” eyliyen, coşup bağıran,
Bu kainat-i sürurun içinde gezdikçe,
Çocukların tarafındaydı en çok eğlence,
Güzelce süslenerek dest-i naz-ı maderle,
Birer çiçek gibi nevvar olan bebeklerle
Gelirdi safha-i mevvac-i iyde başka hayat…
Bütün sürur u setaretti gördüğüm harekat,
Onar parayla biraz sallandırdılar… derken,
Dururdu “Yandı!” sadasıyle türküler birden,
– Ayol, demin daha yanmıştı a! Herif sen de,
– Peki kızım, azıcık fazla sallarım ben de.
“Deniz dalgasız olmaz
Gönül sevdasız olmaz
Yari güzel olanın
Başı belasız olmaz!
Haydindi mini mini maşallah
Kavuşuruz inşallah…”
Fakat bu levha-i handana karşı, pek yaşlı,
Bir ihtiyar kadının koltuğunda gür kaşlı,
Uzunca saçlı güzel bir kız ağlayıp duruyor.
Gelen geçen “Bu niçin ağlıyor?” deyip soruyor.
– Yetim ayol… Bana evlat belasıdır bu acı
Çocuk değil mi, ‘salıncak’ diyor…
– Salıncakçı!
Kuzum, biraz da bu binsin… Ne var sevabına say…
Yetim sevindirenin ömrü çok olur…
– Hay hay!
Hemen o kız da salıncakçının mürüvvetine
Katıldı ağlamıyan kızların setaretine.
Mehmet Akif Ersoy
Bayram Yemeği
Korkarım felekte bir gün
Bir bayram yemeğinde.
Anam, babam gibi kardeşlerim de,
En güzel dalgınlığında ömrün.
Beni gurbette sanıp
Keşke gelseydi bu bayram
Diyecekler.
Ve birdenbire yürekler,
Aynı acıyla yanıp
Hepsinin gözleri yaşaracak.
Öldüğümü hatırlayarak.
Cahit Sıtkı Tarancı
Bayram Ziyareti
Dedem bizi bekler gözleri yolda
Nenem baklava açar elleri nurla
Ziyaret etmek güzel yoldaşlarınla
Bayram bitecek yine üzüleceğiz
Şekerler bitecek yiyemeyeceğiz
Günler geçtikçe büyüyeceğiz
Bayramlar bitmecek sevineceğiz
Şeyda Er
Bayramlık
Koyunlar keçiler ve koçlar için
Ne kadar bayramsa Kurban Bayramı
Bu barış var ya, bu barış
Cephedekiler için o kadar barış
Can Yücel
Süleymaniye’de Bayram Sabahı
Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye’de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir,
Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir.
Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garîb âlem bu!..
Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu…
Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık
Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık;
Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya.
Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor,
Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor.
Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı
Adamış sevdiği Allah’ına bir böyle yapı.
En güzel mâbedi olsun diye en son dînin
Budur öz şekli hayâl ettiği mîmârînin.
Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,
Seçmiş İstanbul’un ufkunda bu kudsî tepeyi;
Taşımış harcını gâzîleri, serdârıyle,
Taşı yenmiş nice bin işçisi, mîmâriyle.
Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne,
Uhrevî bir kapı açmış buradan gökyüzüne,
Taa ki geçsin ezelî rahmete ruh orduları..
Bir neferdir, bu zafer mâbedinin mîmârı.
Ulu mâbed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
Ben de bir vârisin olmakla bugün mağrûrum;
Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi;
Kubben altında bu cumhûra bakarken şimdi,
Senelerden beri rüyâda görüp özlediğim
Cedlerin mağfiret iklîmine girmiş gibiyim.
Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını;
Büyük Allah’ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses;
Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!
Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr’i
Ne kadar saf idi sîmâsı bu mü’min neferin!
Kimdi? Bânisi mi, mîmârı mı ulvî eserin?
Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
Yüzü dünyâda yiğit yüzlerinin en güzeli,
Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz;
Vatanın hem yaşayan vârisi hem sâhibi o,
Görünür halka bu günlerde teselli gibi o,
Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.
Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri,
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
Üsküdar’dan mı? Hisar’dan mı? Kavaklar’dan mı?
Bursa’dan, Konya’dan, İzmir’den, uzaktan uzağa,
Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa;
Şimdi her merhaleden, taa Bâyezîd’den, Van’dan,
Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
Ne kadar duygulu, engin ve mübârek bu seher!
Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer,
Dinliyor hepsi büyük hâtırâlar rüzgârını,
Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.
Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
Kosova’dan, Niğbolu’dan, Varna’dan, İstanbul’dan..
Anıyor her biri bir vak’ayı heybetle bu an;
Belgrad’dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar’dan mı?
Son hudutlarda yücelmiş sıra dağlardan mı?
Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
Adalar’dan mı? Tunus’dan mı Cezayir’den mi?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pâre gemi
Yeni doğmus aya baktıkları yerden geliyor;
O mübârek gemiler hangi seherden geliyor?
Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine.
Çok şükür Allaha, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı.
Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.
Yahya Kemal Beyatlı
Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni bayram şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.net