Aramızdaki mesafeler tatlı kuzenimle bize engel olamaz,iyi ki doğdun
Hmmmm bu mesajı neden çekiyorum, unuttum, inan hiç hatırlamıyorum. Dur bakayım.. dur dur buldum 🙂 Doğum günün kutlu olsun !KuZeN.
Tonton bir Nine olduğunda bahçendeki sandalyene oturup eski günlerine daldığında hatırlamak istediğin kadar güzel günler seninle olsun. Doğum günün kutlu olsun.
FLUUUPPP! Bu bir sms sürprizi. Sana şans getirmek için burada. Bu yüzden hemen gözlerini kapat ve bir şey dile. Mutlu yıllar sana, mutlu yıllar sana.
Hiç sevmedim kimseyi senin kadar Yüreğim yanmadı hiç bu kadar Çok yanlızım seninle bir yarım Yok söylemeden olmaz Ben sana aşığım ahhh ah ben sana aşığım
Eğer elindeyse ne olur çal kapımı Eğer yüregindeysem ne olur sil göz yaşımı
Sen bilmezsin alırım haberini Yollara küsmüşsün hissettin mi gittiğimi Ahhh hissettin mi gittiğimi.. Buralar cehennem oldu inan bana Yanıp kavrulsamda seninle güzel ankara Ahhhh seninle güzel ankara Güneşimiz bu aşk yakar yüreğimizi Her dolmuş gözlerimizle göremeyiz hiçbirşeyi
Eğer elindeyse ne olur çal kapımı Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşımı..
Benim kara haberim senindir Eğer Leylan ölmüş derseler gelme sakın İstanbul’a Bulamazsın ki beni buralarda Bir bulut olup git Ankara’ya Yağ istediğin kadar toprağıma Ben bizim bahçede olacağım Tam siyah kordonlu saatin yanında O zaman bensiz dünyaya istediğin kadar bağırabilirsin Sensiz bu dünyayı sevmiyorum sevmiyorum sevmiyorum diye Ama şimdi ne olursun gel Leylan hayatta ve İstanbul’da Nefes almakta zor gelecek mi bir gün bana? Tek hayalim hissettiğim son nefesleri seninle alıp vermek Hissettiğim son nefesleri seninle alıp vermek nefeslerimi seninle alıp vermek Ahhhhhh ben sana aşığım…
Tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak… Evinin, seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin… Sokağa fırlayacaksın… Sokaklar da dar gelecek… Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi… Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü… Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin… Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan… “Önemli olan sağlık.” “Yaşamak güzel.” “Boş ver, her şey unutulur.” Sen hiçbirini duymayacaksın…
Gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin… Ondan, ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin… Hep ondan bahsetmek isteyeceksin… “ölüme çare bulundu” ya da “yarın kıyamet kopacakmış” deseler başını kaldırıp “ne dedin?” diye sormayacaksın…
Yalnız kalmak isteyeceksin… Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak… İkisi de yetmeyecek… Geçmişi düşüneceksin… Neredeyse dakika dakika… Ama kötüleri atlayarak… Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin… Gittiğin yerlere gitmek… Bu sana hiç iyi gelmeyecek… Ama bile bile yapacaksın… Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın… Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin… Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin… Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin… Herkesi ona benzetip… Kimseyi onun yerine koyamayacaksın… Hiç bir şey oyalamayacak seni… İlaçlara sığınacaksın… Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren… Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek… Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin… Uyumak zor, uyanmak kolay olacak… Sabahı iple çekeceksin… Bazen de “hiç güneş doğmasa” diyeceksin… Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler… Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin… Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin… nafile…
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek… Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin… Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin… Telefonun çalmasını bekleyeceksin… Aramayacağını bile bile… Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek… Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla… Yüreğin burkulacak… Canın yanacak… Bir daha sevmemeye yemin edeceksin… Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden… Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın… Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefretedeceksin… Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin… Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek… Ama bir umut… Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu… Bu umut seni gitmekten alıkoyacak… Gel gitler içinde yaşayacaksın… Buna yaşamak denirse… Razı mısın bütün bunlara…? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye…? O halde aşık olabilirsin
Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin… Sokağa fırlayacaksın… Sokaklar da dar gelecek… Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi… Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü… Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin… Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan… “Yasamak güzel.” “Bos ver, her şey unutulur.” Sen hiçbirini duymayacaksın… Gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin… Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin… Hep ondan bahsetmek isteyeceksin… “Ölüme çare bulundu” ya da “Yarın kıyamet kopacakmış” deseler başını kaldırıp Ne dedin?” diye sormayacaksın… Yalnız kalmak isteyeceksin… Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak… İkisi de yetmeyecek… Geçmişi düşüneceksin… Neredeyse dakika dakika… Ama kötüleri atlayarak… Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin… Gittiğin yerlere gitmek… Bu sana hiç iyi gelmeyecek… Ama bile bile yapacaksın… Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın… Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin… Hayatinin geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin… Herkesi ona benzetip… Kimseyi onun yerine koyamayacaksın… Hiçbir şey oyalamayacak seni… İlaçlara sığınacaksın… Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan. Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren… Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek… Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin… Uyumak zor, uyanmak kolay olacak… Sabahı iple çekeceksin… Bazen de “Hiç güneş doğmasa” diyeceksin… Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler… Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin Nafile… Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek… Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin… Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark edeceksin… Telefonun çalmasını bekleyeceksin… Aramayacağını bile bile… Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek… Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla… Yüreğin burkulacak… Canin yanacak… Bir daha sevmemeye yemin edeceksin… Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden… Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın… Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret edeceksin… Yasadığın şehri terk etmek isteyeceksin… Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…
Ama bir umut… Onunla bir gün bir yerde karsılaşmak umudu… Bu umut seni gitmekten alıkoyacak…
Gel gitler içinde yasayacaksın… Buna yasamak denirse… Razı mısın bütün bunlara… Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye…
Tugbam sitesinde en güzel İlhan Berk Sözleri sizler için hazırlandı . Buyurun Kısa İlhan Berk Sözleri İlhan Berk güzel sözler İlhan Berkin özlü sözleri
Buğulu camlardaki sözler gibisin; Yani nefesim olmadan bir hiçsin. Ne zaman ki dinlediğiniz şarkılar size O’nu hatırlatmaz; işte ancak o zaman hayattan bi tat alabilirsiniz. Varsa karşılığı, sonuna dek gideceksin ! ama yoksa karşılığı; i̇lk kavşaktan döneceksin. İstediğin kadar hayatımın kıyısında, köşesinde bulunabilirsin. Üzgünüm ama bir daha asla ‘merkezinde’ olmayacaksın. Umudunu kaybetme belki döner.. Ama çokta ümitli olma; Belkide gittiğini senden daha çok sever. Sesini hatırlamıyorum bile; ama söyledikleri hala aklımda .
Tugbam sitesinde en güzel Sevgiliye nefret mesajları 2011 sizler için hazırlandı . Buyurun Kısa Sevgiliye nefret mesajları 2011 sevgiliye nefret sözleri sevgiliye sitem sözleri sevgiliye sitem dolu mesajlar sevgiliye yazılacak nefret nickleri
Son Sözlerimi Nefretle Haykırıyorum Sana Lanet Olsun Sana ve yaşadığımız Her Anımıza, Son Bir isteğim var Bu Hayata Nefretim Seninle Olsun Yaşadığın her Mutluluk Bir gül Gibi Solsun, Benim Solduğum Gibi!!!
Dünya’ya Ağlayarak geldim Nefret Ederek Gidiyorum! Sayende Sevgiyi öğrendim Huzurla, Nefreti de öğrendim Ağlarcasına
Gidebildiğin Kadar Git Uzaklara Mutlu Olamazsın Sahte Ve Yalan Aşklarla istediğin Kadar Dar Bak Hayata Nefretimle Karşılaşacaksın Baktığın Mutlu Yalanlarda
Tatlı Bir Rüyanın içinde Nefreti Tanıdığım, Tatdığım ve Yaşadığım Bir yalansın!!!
Gerçekleri Gördükçe Senden Nefret Ediyorum, Yalanlar içinde Bir hayatı Seninle Yaşıyorum!
Vurdum Duymaz Değilim Sadece Nefretimin Esiriyim, Buda Senin Eserin!!!
Keşke Ayrılıklar Olmasaydı Hayatta ve keşke Sevilende Sevseydi Seven Kadar Bu Yaşadıkca, Malesef Sevilen Nefreti Hakl Ediyor Seveni Anlamadıkca
Aldığım Nefes Bile Dağılırken Gökyüzüne ‘ Nefret ’ Yazıyor Gözümün gördüğü her yere
Bugün Bir Başka Bakıyorum hayata Yüreğim bitik kalbim Ezik, Aklımda ihanetin Karşımda ise Sadece Nefretim Var Sadece Bu Sözlerim Sanadır Yâr!!!
Nefreti içinde Eriten Bütün yanlışlıkları Elekten Geçirebilen Kişidir
Nefret olmadıkça Sevginin Değeri Anlaşılmaz
içimizdeki nefreti Biz Değil, Karşımızdakinin Yapacağı Hal Ve hareketler Ayarlar
Her Nefretin içinde Mutlaka Bir Mazii Vardır ve her Nefreti Uyandıran Mutlaka Bir Acının Eseridir
Gözlerimiz Bir Merhaba ile Değdi Birbirine, Ellerimiz Seviyorum Kelimesiyle Kenetlendi Sevgiyle ve şimdi kuru bir nefretle ağlıyorum eski günlerime
Oysa ki bir seven ve bir sevilendik bu hikayede ve şimdi nefretin içinde düşmanız iki cephede SEN ve BEN!!!
Sevgi Şiirleri Söylerken Dudaklarım Sana Şimdi Nefret Gözyaşlarına Mahkum Oldum Acırcasına, Hani beni Aldattığın Gün Varya, işte Nefretim Doğdu Güneş Gibi Karşına Elveda Sana Elveda Yaşananlara Nefretim Bitmeyecek yaşadıkca
Bir Yanım Sevgiyi Öğrendi Zamanla Diğer Yarım Nefreti Öğrendi Yaşadıkca!!!
imkansız bir aşk’mış bizimkisi sadece Nefreti Öğrenmekmiş Aramızdaki Sevgi
Gecenin Buz Tutmuş Karanlığında bile bedenim üşümez oldu, Yapmış Olduğun Bu hata içimdeki Nefreti Doğurdu şimdi git istediğin yere kaç kaçmak istediğin yere anılarım ve nefretim bırakmaz seni gittiğin yerde!!!
Hayata ve Sana 2 Çift Sözüm var ; 1) Lanet Olsun ve 2) Nefretim Mutluluğun Olsun…
Kim Derdi ki Nefretim Senin Olucak Ayrılıklar Beni Bulucak? Şimdi Ayrılıklar içinde Yapayalnızım Sen ise Nefretimin içinde yalancı bir baharsın
Uzakları hayat Ettim Seninle, Mutluluklar Kurdum ikimizin üstüne, Ya Sevecektim Seni Mertce Yada Nefret Edicektim Sevginden Erkekce ve nefret yendi sevgimizi kalleşce