Bir insan ne zaman sevgiye,olan inancını yitirirse, İşte o!an,hayata dair umutları yıkılır, Hayalleri söner, yaşama isteğini kaybedip avare yaşar, Kendini dipsiz bir boşlukta görür.
Hele birde bir insanın sevgisini yitirmişse, Dünya ona zindan olur hayatı mecburiyet,olarak yaşar. Zamanla kalbi taşlaşır kolay kolay kırılmaz, Ama yinedemaziyi anmadan duramaz.
Karşılıksız sevgi acıların demi,aşkını kalbine gömer, Asla bir daha kimseyi sevemez, Sevsede içinde hep ya beni sevmezse, Korkusu tüm sevgisini kemirir.
Sevgi işte O!!! Dağı deldiren,çöllerde viran edip gezdiren, Paylaştıkça artan arttıkça kendine bağlayan, Duyguların en güzeli tutkuların en büyüğü, Ölçüsüne terazi vurulmaz meşhur meçhul aşk.
İnsan bazen hayatta küçükte olsa, Tutunacak bir dal arıyor. Yaşamak için bir umuda, Başını yaslayacak bir omuza, ihtiyaç duyuyor.
İnsan bazen hayatından beziyor, bunalıyor, Kendi ipini kendi çekesi geliyor. Hayata da isyan ediyor, Kendine de,bir sürü sorular soruyor
İnsan bazen kendini ifade edemiyor, Acılara kelimeler kifayetsiz kalıyor. Mutluluk kağıda kolay dökülmüyor, Yazdıkça kelimeler kaleme dolanıyor.
İnsan bazen sevgi arıyor ilgi arıyor, Tam birilerini buldum diyor! Bu hayatta, beni bir kaç kişi anladı; Onlarda yanlış anladı… By: Oğuz Demirci 27-02-2012
yoksa, kelebeğin kanadındaki inadına sessiz bir çığlık gibi mi?
ya da, tuz-buz olan bir sırçanın haykırışı gibi mi?
nasıl bir sestir ki,perişan eder bizi duyduğumuzda??
ne kalpler kırdık bilmeden.. ya da bile bile……
ne setler koyduk aramıza bu kırılmış kalplerden de..
sonra aşmaya çabaladık durduk çok…
dokunmak istedik,ulaşamadık….
ulaşmak istedik,kendi ellerimizle kurduğumuz
setler engel oldu yine kendimize…..
oysa, nasıl da kolaydı yıkıvermek han duvarlarını….
sıcacık bir gülümseme,
içten bir çift gözle birleştiğinde,eritmez mi en büyük buzulları???
esirgedik birbirimizden maliyeti sıfır olan gülümsemelerimizi…
kolay geldi bencillik en dar anlarda..koyuvermek..koyuup kaçıvermek…. kaçarken bakmamak ardımıza
ya da, bakıp da görmemek…görmek istememek…
her ne varsa…
oysa,ne de kolaydı düşmanlığı yoketmek, sıcacıık bir gülümsemeyle… olmaz dedik.
o bana düşman
denemedik bile hiç.. korktuk belki de yanılacağımızdan..
oysa hayat ne de kısa..
düşünmek için bile vakit yokken…. bile bile zehir ettik günlerimizi.. kavgalarla.. itişip kakışmakla harcadık dünlerimizi… ziyan ettik hem düne.. hem bugüne.. hem de yarınlarımıza..
sahi,kalp kırıldığında nasıl bir ses çıkarır? duydunuz mu hiç?
Daha az seviyorum seni.. Giderek daha az.. Unutur gibi seviyorum.. Azala azala.. Aramızdaki uzaklığın karanlığında..
Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca.. Daha az seviyorum seni.. Kendini iyileştiren bir yara gibi.. Daha az.. Ve zamanla..
Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini.. Uzak dağ kışlalarında.. Görmüyoruz birbirimizi.. Usul usul sis iniyor.. Kopmuş yollara.. Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin.. Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda.. Sevgilim sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..
Artık daha az seviyorum seni.. Unutur gibi..ölür gibi daha az.. Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini.. Kolay değildi.. Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben.. Kaç acı birden imtihan etti beni.. Bir tek gece vardır insanın hayatında.. Ömür boyu sürer nöbeti.. Bu da öyleydi.. İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol.. Ama bir daha görme beni..
Birleşmiş milletler günü şiirleri Birleşmiş milletlerle ilgili şiirler Birleşmiş milletler şiirleri
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜNÜ
Hiç bir millet dünyada Tek başına yaşamaz. Tek başına uygarlık Yollarını aşamaz !
24 Ekim günü Milletlerin günüdür ! El ele tutunanlar Bu birlikle öğünür.
Birleşen milletlere Dünyada barış vardır. Bilgi alanlarında Topluca yarış vardır.
Savaş için hazır ol. Bu birliğin içinde ! Milletler yaşamalı Bu birliğin içinde
M. Faruk GÜRTUNCA
Birleşmiş Milletler “Birleşmiş Milletler” kuruldu bugün, her ülke, her ulus şimdi çok mutlu. Önleniyor nerede bir savaş çıksa, İnsanlar hayattan daha umutlu.
Özgürlükler için pek çok çalışır, Amacı : Barışı hep korumaktır. Mezhep, dil, cins, ırk farkı yapmadan, Bütün insanlığa ışık tutmaktır.
Açlığa çareyi onlar düşünür, Her ulusa kültür vermek isterler. İki ülke nerde harbe tutuşsa, Durmazlar, araya hemen girerler.
Büyük Atatürk de, barı isterdi : “Yurtta sulh, cihanda sulh” dedi durdu. Sevinçliyiz şimdi, tüm dünya mutlu, “Birleşmiş Milletler”, bugün kuruldu.
Hasan ŞEN
Birlikten Kuvvet Doğar Birlikte millet yapar, Yaşar hakka tapanlar. Her zaman zorluğu aşar, El birliği yapanlar…
Bir elin sesi çıkmaz, Topluluktan bıkılmaz. Bu amaçta, bu yolda Birleşenler yıkılmaz…
Kolay kolay sökülmez, Perçinleşen bükülmez. Birleşirse milletler, Boş yere kan dökülmez…
Kuvvet doğar birlikten, Düzenlikten, dirlikten… En çetin düşman yılar, Böyle beraberlikten.
mor bir hüzün indi karakış akşamına kendi alevlerinde üşüdü ateş çiçekleri
zangoçları yorgun çanları suskun uzak kulelerin sisli sokak lambalarına asılan ışığım donuk şehrin yalnızlığına gömülü çocuksu yüreğim
kar duvaklı çatılarda gri bulutlar gibi çoğalan serçeler ürkek ve telaşlı alıp başlarını nerelere gittiler
maziden topladığım çileli yollar binlerce kez yaşanmış ömür kadar kaygan ruhum kadar kırılgan dökülüyor gözlerimden
-tanıdık yangınları yoklayan sol yanım kül olmayı da öğrenir elbet-
zaman girdabında boğulan bu kaçıncı düş bu kaçıncı bahar buz kırığı sularda titreyen salkım söğüt gölgesi yoksa seni de mi dallarından vurdular
küf kokulu korunağında zehir biriktiriyor geceye akrep kurşun gibi hayal kırığı döküyor umuda son mevsimde son tufan
ilk değil kutsal bağımdaki bu yağma bu harami vurgun ilk değil şimdi çok uzağındayım mutlu coğrafyanın müzmin yarayım batık kentin kuytularında gayrı dört yanım çalkantılı deniz ah düşlerim yok olmayı çok mu istediniz
HÜZÜN KOYDUN GÖZLERİME
Titrek bir pırıltı ile hüzün koydun gözlerime Akmasın diye tuttuğum Gözyaşlarımın coşkusudur Dalgalanışıdır bu Ve bu yüzümdeki gülümseyiş Acı bir sitemdir Sensizliğimdir Giderken, hüzün bıraktın gözlerime Bu dalıp dalıp gidişler Yağmur bulutlarına el edişler Ve bu çileler, kahredişler Sensizliğimdendir Kolay mı sanıyorsun Sen Sensizliği Kolay mı sanıyorsun bunu Getirirken o acı sonu Hüzün doldurdun gözlerime ıslak ıslak Bak Alıp, giderken gözlerimden o güzel görüntünü Paramparça ettin sol yanımda atan bütünü Hüzün koydun gözlerime Artık sana bakmıyor, seni göremiyorlar ya Vah vah! Yazık bu kara gözlerime Titrek bir ışıltı ile Hüzün doldurdun Hüzün koydun gözlerime sıcak sıcak Ah! Gözlerime Hüzün Hüzün koydun…
Murathan Mungan yazıları Murathan Mungan sözleri en güzel Murathan Mungan şiirleri
Bıçak
Yere düşürülen bir bıçak sesi Kristali tuzla buz olmuş gözlerinin biliyorum ay kanatıyor ne zaman sussak geceyi Kendini benim yerime koy Oğul öksüzü babalar yerine Susmayalım. Bıçak uyuyor kelimelerin kalbinde
Kanlı bir şerbet gibi akar dururdu İpeği ikiye bölen kılıçların ağzı Bir biz inmedik suya Kaç mevsimin yağmuru buruştu elimizde Örtülü çarşılarda ölümü tebdil ettik uzak durduk kabzasına çağıran intikamdan Bir biz inmedik suya Kendini benim yerime koy Oğul öksüzü babalar yerine Susuyorum. Ölülerim uyuyor kalbimde
Bana Zamandan Söz Ediyorlar
Gelip size zamandan söz ederler Yaraları nasıl sardığından ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler, öyle düşünürler. Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden kucaklaşmak kolay değildir elbet. Kolay değildir bunlarla başetmek, uğruna içinizi öldürmek. Zaman alır.
Zaman Alır sizden bunların yükünü O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar dibe çöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir. O boşluk doldu sanırsınız. Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.
Gün gelir bir gün başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide o eski ağrı ansızın geri teper. Dilerim geri teper. Yoksa gerçekten Bitmişsinizdir.
Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır anlamları, önemi kavranır. Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini kazanır. Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır. Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan Her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır.
Namuslu bir kitap gibi güler, alnımızın terini silersin.
O gider, bu gider, şu gider, dostluk, sen yanı başımızda kalırsın
Dost!
Yollarımız ayrılsada… Yüreğim dost kalır sana! Habersiz gitsen uzağa… Arar bu can seni,ey dost! Bulur bu can seni,bil dost! Dost…
Çatlamış topraklar gibi, Susamışsa dostun dili, Sular seller, yağmur gibi… Akar bu can sana, ey dost! Yağar bu can sana,bil dost! Dost…
Arar insan,arar dostu! Bulursa o gerçek dostu, Gönlümde tapulu yurdu… Kurdu bu can sana,ey dost! Kurar bu can sana,bil dost! Dost…
Açılır kapılar sana… Sen de kapılar aç bana! Dost olan dostundan yana… Gelir bu can sana,ey dost! Koşar bu can sana,bil dost! Dost…
Gerçek dostlar unutur mu? Gezer o dostun yurdunu… Derdin dost derdim olurdu, Devam sen de,bilesin dost! Özün gerçek,sözünse dost! Dost…
DOSTUM
Hayat akıp giderken, Düşler birer birer biterken, Ben kendime bir dal ararken, Seni buldum DOSTUM.
Şimdi çok mutluyum. Hatta uçuyorum. Adeta kendimi, Bir cennette sanıyorum.
İyiki varsın bitanem, İyiki yumuşak kalbin var, Denizler kadar derin, Güzel gözlerin var.
Ben seninle olmaktan, Seninle dertleşmekten, Seninle gülmekten, İnan çok mutluyum.
DOST DEDİĞİN
Dost dediğin Dostun yüreğinden geçeni bilmeli Dost dediğin Dostunu karşılıksız sevmeli Dost dediğin Verecekse almadan vermeli Dost dediğin Yüreği kan ağlarken, dost için gülmeli Dost dediğin Kara toprak gibi sadık kalabilmeli Dost dediğin Sığınacak yerin yoksa kucağını açabilmeli Dost dediğin Güne sıcak bir güneş olup doğabilmeli Dost dediğin Geceye parlayan yıldız olabilmeli Dost dediğin Sırtını yasladığın asırlık bir çınar Dost dediğin Gerektiğinde bir kalkan olabilmeli Dost dediğin Kahpe kurşuna göğsünü siper yapabilmeli Dost dediğin Velhasıl dost olduğunu bilmeli Dost dediğin
Dostluk
Dostluk; yemek,içmek,eğlenmek değil Dostluk; fedâkarlık,dostluk emektir Dostluk; bir nefeslik dinlenmek değil Dostluk; kötü günde birlik demektir
Acıyı paylaşmak,kederi silmek Yerinde bir lokma ekmeği bölmek İçten duygularla sevmeyi bilmek Dostluk can istese,canı vermektir.
Dostluk; sığınılan liman olmalı Dostluk; nefes,nefes kalbe dolmalı Dostluk; yaşadıkça baki kalmalı Dostluk; dost bağından çiçek demektir
Dostluk kolay olmuyor
Dost dediğin dostu ile yoldaştır Belki arkadaştır belki kardeştir Belki ana baba belki de eştir Dost dediğin kolay bulunmuyor ki…
Kıl Batıkları Ve Lekelerinden Kurtulmanın Yolları Kıl Batıkları Ve Lekelerinden Kurtulmanın Yolları Neledir
Epilasyon şeklinizi değiştirirseniz,mesela ağdadan jilete,jiletten epilatöre geçerseniz vs derler,ama gerçekte sebep bu değildir.Batık olan kişiler hangi yönteme geçerse geçsin belki biraz azalmak yada çoğalmakla birlikte batık sorunu kolay kolay etkilenmez..Özellikle epilatörden yada jiletten ağdaya geçen kişilerde biraz hafıfleyebilir çünki ağda ile bir miktar ölü deri de uzaklaştırıldığından şikayette azalma gözlenebilir.Ancak işin aslı batık oluşumu,ağda sonrası bazı kişilerde sivilce çıkması gibi,tamamen cilt özelliği ile ilgilidir.Kendini hızlı yenileyen ancak üstteki ölü derinin aynı hızla atılamadığı ciltlerde çok daha fazla batık olur.Batık sorununu çözümlemek için cildin bu özelliğine müdahale etmek gerekir.
Kese ölü derinin uzaklaştırılmasında en kolay ve en etkili yöntemdir.Cilt altında kalmış cildi yarıp çıkamamış kıllar cilt altında dönüp batık oluşumuna sebep olur.Kese cildi aşındırarak ölü derinin atılmasını sağlar,bu kılların çıkmasına yardımcı olur ve batık oluşumunun oluşmadan önlenmiş olması açısından en radikal tedavisidir. Ayrıca kesenin batık oluşumunu önlemekteki faydası yanında genel sağlığa büyük katkısı vardır.
Ponza taşı da kese gibi aşındırma yoluyla etkili olur.Ancak taze deriyi irite etmek çok kolay olduğu için çok dikkatli kullanılmalıdır.
Tiroid bezi vucudumuzda boyun on tarafında bulunan bir organımızdır. Tiroid bezi T3 ve T4 hormonları salgılar. Tiroid bezinin bazı hastalıkları kişide değişik belirtiler yapar. Bu belirtile hastalığın türüne ve tiroid hormonlarının az veya çok salgılanmasına bağlı olarak değişir.
Bazı belirtileri şöyle sıralayabiliriz:
1. Tiroid bezinde büyüme: Bezin büyümesine guatr denir. Karşıdan bakıldığında boyundaki şişlik göze çarpar.
2. Boyunda tiroid bezinde şişlik olması: nodul nedeniyle olur.
3. Tiroid bezinde boyunda ağrı olması: tiroid bezi iltihabında olur.
4. Gözlerde büyüme: Graves hastalığı denen zehirli guatr tipinde olur.
5. Kilo alma: Tiroid yetmezliğinde olur.
6. Kilo verme: Zehirli guatrda olur.
1. TİROİD YETMEZLİĞİ-HİPOTİROİDİ BELİRTİLERİ:
Tiroid bezi yetmezliğine ait şikayetler hastalığın şiddetine göre değişir. Bazen hiçbir şikayet yok iken bazı hastalarda çok şiddetli belirti ve şikayetler ortaya çıkar. Bazı belirtiler özellikle yaşlı kişilerde yaşlılığa bağlanır ve hastalık akla gelmez ise atlanır. Tiroid bezi az çalışan ve tiroid hormonları kanda azalan bir kişide şu belirtiler olabilir:
Kolay yorulma, yorgunluk, bitkinlik, enerji azlığı (yaygın) Hatırlamada zorluk, unutkanlık, yavaş düşünme, konsantre olamama Hareketlerde yavaşlık Sabahleyin uyanmada zorluk, daha çok uyku isteği, gün içinde uyuklama Üşüme veya kendini soğuk hissetme Terlemenin azalması Kuru, soğuk, kalın ve kaşınan bir deri Sarı veya portakal renginde bir deri Kuru, kaba ve kolay kırılan tırnaklar Saç dökülmesi, saçlarda azalma, kaşlarda dökülme İştah kaybı Kilo alma ve kiloyu verememe Horlama başlaması Kas krampları ve eklemlerde ağrı oluşması Kaslarda iğne batması hissi veya karıncalanma Kabızlık olmaya başlaması Göz etrafının ve göz altının şişmesi El, ayak ve eklemlerde şişlik Karpal tünel sendromu denilen el bileğinde sinir sıkışması ve ağrı Adet kanamalarının daha fazla miktarda olması, adetlerde kramp olması ve adet öncesi dönemin kötü geçmesi Bazı kadınlarda adet sıklığının azalması veya adetlerin kesilmesi Depresyon gelişmesi ve hiçbir şeyle ilgilenmeme Sesin kalınlaşması ve ses kısıklığı İşitmede azalma oluşması Guatr oluşması (Hashimoto hastalarında olur) Tiroid bezinin küçülmesi (tiroid bezi iltihaplarına veya Hashimotonun son evresine bağlı olarak) Kalp hızının ve nabız sayısının azalması Kan kolesterol düzeyinde artma Gebe kalamama (kısırlık) Libido (Cinsel istek) azlığı ve empotans Reflekslerin yavaş olması Kekemelik
2. ZEHİRLİ GUATR BELİRTİLERİ:
Hareketli olma, huzursuzluk Çarpıntı (hızlı ve düzensiz kalp atımı olması Yorgunluk Güçsüzlük (ağır eşyaları kaldıramaz, merdiven çıkarken zorlanır) Ellerde titreme Saç dökülmesi Sinirlilik, kolay heyecanlanma ve kolay öfkelenme Canlı bakış, gözlerde büyüme, göz kapağında çekilme Uykusuzluk, dikkat bozukluğu Derinin sıcak, nemli ve ince olması İshal İştah artışı Susama Ağız kuruluğu Sık idrara çıkma Kilo kaybı (zayıflama) Adetlerde azalma veya kesilme Cinsel istekte azalma, sperm sayısında azalma Erkeklerde meme büyümesi (jinekomasti) Kemik erimesi Kaslarda güçsüzlük Çabuk yorulma
3. TİROİDİT-TİROİD BEZİ İLTİHABI BELİRTİLERİ:
Tiroid bezindeki iltihap boyunda ağrı ile kendini gösterir ve bezde depolanmış hormonların kan dolaşımına dökülmesine ve hormonların yükselerek çarpıntı, terleme ve zayıflama gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olur. İltihap çoğu hastada kendiliğinden düzelir ve hormonlar normale gelir. Bu durum geçici bir iltihap olayıdır.
Virüslerin yaptığı tiroid bezi iltihabının en önemli özelliği boyun ön bölgesinde şiddetli ağrı olmasıdır ve bu ağrı tek taraflı olarak kulak ve çeneye yayılır. Ağrı ortaya çıkmadan bir kaç hafta önce kas ağrısı, ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve yutkunmakta zorluk bulunabilir. Bazen hastalık farenjit ve boyunda ağrı ile başlar ve ağrı ve hassasiyet giderek artar. Ateş 37.5 ºC-38.3 ºC ve hatta 40 °C olur. Bazı hastalarda halsizlik, yorgunluk, ateş ve eklem ağrıları olabilir. Ağrı tiroid bezinin bir tarafından öbür tarafına kayabilir. Bazen ağrı yayılmadan olduğu yerde kalır. Bazı hastalarda ağrı çene ve kulaklara yayılır ve ağrı yutkunmakla, öksürmekle ve baş hareketiyle artar. Ağrı bazı kişilerde gece daha fazla olur. % 50 hastada çarpıntı, kilo kaybı, sinirlilik, ellerde nemlilik ve titreme olabilir. Tiroid bezinde hassasiyet, sertlik, nodül gelişimi ve büyüme olabilir. İltihabın olduğu bölge hassas ve serttir. Tiroid bezi o kadar ağrılıdır ki hasta muayene edilmesini ve elle dokunulmasını istemez. Bu hastalık 6 hafta veya bazen 2-5 ay sürebilir ve çoğunlukla kendiliğinden düzelir.
4. NODUL BELİRTİLERİ:
Nodüllerin çoğu hiçbir belirti vermez ve şikayet yapmaz. Nodüller sıklıkla hasta veya doktor tarafından rasgele fark edilir ve nadiren yemede zorluk, nefes darlığı, ses kalınlaşması veya çatallaşma veya boyunda ağrı yapar. Ancak çoğunun hiçbir belirtisi yoktur. Nadiren nodül içine kanama olursa ağrı ve hassasiyete neden olur. Bu tür kanamalar nodülün kendiliğinden yok olmasına neden olabildiği gibi sıklıkla kist oluşumuna da neden olur. Bazen akciğer ve beyin tomografileri sırasında veya boyundaki damarların ultrason ile incelemesi sırasında da tesadüfen nodül olduğu fark edilir.
5. TİROİD KANSERİ. Tiroid kanserli hastaların çoğunda hiçbir belirti veya şikayet yoktur. Bir kısmında boyunda bir şişlik gelişir ; çoğunda ise bir nodülden yapılan biyopsi sonucu kanser saptanır. Biyopsi normal çıktığı halde ameliyat edilen bezin nodül dışındaki bir alanında bazen milimetrik boyutta küçük kanser odağı saptanabilir. Tiroid bezinin hızlı büyümesi ve sert olması kanser şüphesini artırır. Ses kısıklığı ve boyunda lenf bezlerinin şişmesi de tiroid kanser şüphesini artırır. Bazen özellikle çocuklarda boyundaki lenf bezlerindeki büyüme ilk bulgu olabilir. Çok nadiren bir kanser ağrılı ve baskı şikayetleri dediğimiz ses kısıklığı, nefes darlığı veya yeme zorluğu ile ortaya çıkar. Bazen hastalar ilk olarak vücudun diğer tarafındaki lenf bezi büyüklüğü, kemik kırıkları veya çok nadiren tiroid bezi fazla çalışması (hipertiroidizm) ile karşımıza çıkabilir. Bununla beraber çoğu hastada hiçbir şikayet yoktur. Boyundaki kitlenin veya nodülün nefes borusuna yapışık olması, sert olması, son zamanlarda hızlı büyümesi, yeme zorluğu, ses kısıklığı veya ses kalınlaşması ve büyümüş lenf bezleri kanser olasılığını kuvvetlendirir.
Kadınlar günü ile ilgili tiyatrolar, Kadınlar günü piyesleri,
Gülsümün kısmeti :
BABA : Biliyor musun Hanım, Gülsüm’e ne çıktı? ANNE : Piyango mu çıktı yoksa bey? BABA : Onun gibi bir şey, bil bakalım. ANNE : Kısbet mi çıktı? BABA : Pehlivan mı bu? Ne kısbeti? Kısmet demek istedin herhalde. ANNE : He ya, tam onu diyecektim. BABA : Aferin sana, evet ondan çıktı. ANNE : Peki kim? BABA : Kim kim? ANNE : Herif, kısmet kim? BABA : Kısmet de kim? ANNE : Ayol, Gülsüm´e çıkan kısmet kim? BABA : Düşünüyorum, sen de düşün. ANNE: Olur. GÜLSÜM : Ana, baba, ne oluyor burada? ANNE : Ne bağırıyorsun kız! Otur sen de düşün. GÜLSÜM : Oluur. BABA : Yahu Hanım, ne düşünüyoruz biz? ANNE : Gülsüm´e çıkan kısmetin adını… GÜLSÜM : Nee! Bana kısmet mi çıktı? BABA : He ya… GÜLSÜM : Ne duruyorsunuz öyleyse, verin gitsin. BABA : Kime vereceğiz kız? GÜLSÜM : İsteyen adama… BABA : O kim? îşte onu düşünüyoruz. GÜLSÜM : Baba, beni kim istedi? BABA : Karşı köyden biri. ANNE : Herif, madem biliyordun neden söylemedin? BABA : Ne düşünüyorduk demin biz? ANNE : Gülsüm´ün kısmetini düşünüyorduk! BABA : Hay Allah ben de ne düşünüyoruz diye düşünüyordum. GÜLSÜM : Peki kim bu adam baba? BABA : Çiftçi. Seni de şehzade istemez ya… GÜLSÜM : Nerede görmüş beni? BABA : Görmemiş ki… ANNE : Bey, bu nasıl iş? Kızı görmeden mi alacak bu adam? BABA : Görmeden olur mu kadın? Görecek tabi. ANNE : Ne zaman? BABA : Nerdeyse gelir. GÜLSÜM : Amanın! Ana kız, hemen ortalığı toparlayalım. BABA : Kapı çalınıyor, kim o? DÜNÜR : Benim, haber yollamıştım. Aldınız mıydı? BABA : Haber bu, kaybolur mu? Aldık tabi. ANNE : Gülsüm! Gel kız buraya! GÜLSÜM : Süsleniyorum ayol, herif gelip beni böyle mi görsün? BABA : Şeey, bizim kızımız biraz şeydir… ANNE : Akılsız… DÜNÜR : Aman efendim, akıllı kadın daha tehlikeli olur. BABA : Zaten ben hiç akıllı kadın görmedim. GÜLSÜM : İşte geldim. Deminden beri ne bağırıp duruyorsunuz yahu? Bu da kim? BABA : İşte, bu kısmetin… DÜNÜR : Adım İsmet. ANNE : Kızım hele bi sor. Kısmet efendi ne içmek ister? GÜLSÜM : Ne içecek! Şıra tabii. DÜNÜR : Neden? GÜLSÜM : Bizim şıramız iyi de ondan. Aptal değilsen şıra içersin. BABA : Kusura bakma oğul bizim kız kıt akıllıdır. DÜNÜR : Aman aman, böylesi daha iyi. GÜLSÜM : Anaaaa, anaaaaa, üüüüüüüüü,üüüüü… ANNE : Ne oldu kız? Niye ağlıyorsun? GÜLSÜM : Ağlarım tabi. ANNE : Kız, kocaya gidiyorum diye ağlanır mı? GÜLSÜM : Ona ağlamıyorum. Şu baltaya ağlıyorum. ANNE : Baltanın nesine ağlıyorsun? GÜLSÜM : Ben evlenince çocuğum olmayacak mı? ANNE_ : Olacaak! GÜLSÜM : Çocuk buraya şıra olmaya gelmiyecek mi? ANNE_ :Geleceek! GÜLSÜM : O balta yavrumun kafasına düşerse ya… ANNE : Essahtan kuz. Vah benim torunum. Vay talihsiz yavrum! BABA : Nooluyor orada be! ANNE : Beey, bey yetiş! BABA . :Noldu? ANNE : Bu balta ilerde torunumuzun kafasına düşerse nolur halimizİ bir düşünsene… BABA : Amanın, bunu ben hiç düşünmemiştim yahu. Vay torunum/ DÜNÜR : Yahu sabahtan beri sizi dinliyorum oradan. Çok safsınız ha… BABA : Vay yavrum, oy torunum, ooy! DÜNÜR : Yahu kesin şu ağlamayı. Bakın baltayı aldım oradan. Artık çocuğunuza bir şey olmaz. BABA : Vaay, ne kadar akıllıymış bu kısmet yav! Allah razı olsun evladım. DÜNÜR : Bakın, ben Gülsüm´ü akıllı değil diye alacaktım ama, dünyanın en aptal kızıyla da evlenemem. GÜLSÜM : Ana, ana, almayacak bu adam beni! DÜNÜR : Belki en aptal değildir. Bunu öğreneceğim. BABA : Nereden öğreneceksin? DÜNÜR : Şimdi yola düşeceğim. Eğer kızınızdan daha aptal birini görürsem gelir kızınızla evlenirim. Beni beklesin. BABA : Zaten kim alır ki onu? Mecbur bekleyecek. GÜLSÜM : Benden aptal insan yoktur dünyada. Bulamaz. Evlenemiyeceğim. DÜNÜR : Sözüm söz. Hadi hoşça kalın BABA : Merak etme kızım, buralar aptal doludur. Döner alır seni.
DÜNÜR : Kolay gelsin hemşerim! ÇOBAN : Kolaysa başına gelsin. Anamdan emdiğim süt burnumdan geldi. DÜNÜR : Ne yapmaya çalışıyorsun? ÇOBAN : Eşeği yukarı, ağaca çıkaracağım. DÜNÜR : Zor bir iş ama, eşek ağaçta ne yapacak? ÇOBAN : Görmüyor musun, hayvanın karnı aç. Hadi aslanım, çık yukarı. DÜNÜR : İyi de eşek ağaçta ne yapacak? ÇOBAN : Manzara seyredecek! Tövbe yarabbi! Karnını doyuracak karnını! DÜNÜR : Yani ağaca karnını doyurmak için mi çıkacak? ÇOBAN : Len git işine! Sorgu meleği misin sen? DÜNÜR : Kızma, sahiden merak ettim. ÇOBAN : Ağaçta ne var? DÜNÜR : Yapraak… ÇOBAN : Haa, demek kör değilsin. Ya kör olmalıydın ya aptal. Demek ki kör değilsin. DÜNÜR : Eşek ağaçta ne yapacak? ÇOBAN : Len hemşerim, “hayvan aç” diyorum. DÜNÜR : Haa, anladım. Çıkarıp onları yedireceksin. ÇOBAN : Afferin sana. DÜNÜR : Ama şöyle yapsan, dalı tutup aşağı çeksen öyle yedirsen daha kolay olmaz mı? ÇOBAN : Vaay canına!… DÜNÜR :Yaa!… ÇOBAN : Yahu sen sandığım gibi aptal değilmişsin be. DÜNÜR : Sana bu kadarı yeter. Hadi eyvallah. ÇOBAN : Uğurlar ola!
GÜLSÜM : Hoş geldiniz. Bak geçen gün şıranı içmemiştin. Sakladım. îç. DÜNÜR : Yani sen üç gündür elinde bardakla beni mi bekledin? GÜLSÜM : Ne var bunda? Başka işim mi var ki?… DÜNÜR : Ya hiç gelmeseydim? GÜLSÜM : Babam “mutlaka geri döner” dedi. Benden daha aptal insan çokmuş. Söyle bakalım beni alacak mısın? DÜNÜR : Alacağım Gülsüm GÜLSÜM : Yaşasın, demek benden aptallar da var şu dünyada. Ne gördün, anlatsana. DÜNÜR : Bir adam gördüm. Aç olan eşeği zorla ağaca çıkarmaya çalışıyordu. Eşek ağaca çıkınca oradaki dalları yiyecekmiş. Zavallı hayvanı itip duruyordu. GÜLSÜM : Hah hah hah ha! Aptal adam. Eşek öyle itmeyle ağaca çıkar mı? Önce kendi ağaca çıkıp, sonra iple eşeği yukarı çekseydi ya!.
Tugbam sitesinde en güzel Çocuklarla İlgili Sözler sizler için hazırlandı . Buyurun Kısa Çocuklarla İlgili Sözler
Çocuklarla İlgili Güzel Sözler
*Bir çocuğa önce konuşmayı öğretirsiniz, sonra da susmayı
*Çocuklardan çok şey öğreniriz. Örneğin ne kadar sabırsız biri olduğumuzu… (Franklin P. Jones)
*Çocuklu aileler ve çocuksuz olanlar… Her ikisi de birbirleri için üzülürler… (Ed Howe)
*Çocukların sevgi görmeye ihtiyacı vardır.Özellikle de hak etmedikleri zaman…(Harold Hulbert)
*Çocuklar bir şekilde evliliğin devamını sağlarlar. Ve bunun için pek çok yolları vardır. Örneğin o kadar çok talepleri olur ki aileler onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken birbirlerinin hatalarını unuturlar. (Richard Armour)
*Eğer bebeğiniz güzel ve mükemmelse; hiç ağlamıyor, huysuzlanmıyorsa, zamanında uyuyor ve her zaman bir melek kadar iyi niyetliyse, siz bir anneannesiniz! (Theresa Bloomingdale)
*Bir anne için çocuğunun en sevimli olduğu zaman uyuduğu zamandır…( Ralph Waldo Emerson)
*Çocuklar geleceğe gönderdiğimiz ve asla göremeyeceğimiz mesajlardır. (Anonymous)
*Çocuk büyütürken evi temiz tutmak, kar hálá yağarken kapının önünü temizlemek gibidir….( Phyllis Diller)
*Çocuğunuzun büyüdüğünü nereden anlarsınız? Size soru sormayı keserler ve tabii nereye gittiklerini söylemeyi de…(P.J. O’Rourke)
*Çocuklarla ilgili sözler sayfamızda çocuklar için yazılmış en güzel özlü ve anlamlı güzel sözleri bulabilirsiniz. Buyrun çocuklar ile ilgili sözler;
*Çocuğu güzel terbiye etmek ve ona güzel bir isim vermek, evladın ,baba üzerindeki haklarındandır. (Hadis-i Şerif )
*Çocukların, nasihattan çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır. (Joseph Joubert)
*Çocukların utangaç olması onların iyi ahlak sahibi olmalarını müjdeler. (İmam Gazali)
*İnsan torun sahibi olduktan sonra çocuklarını anlamaya başlar. (Erich Köstner)
*Tay at olunca at dinlenir, çocuk adam olunca ata dinlenir. (Kaşgarlı Mahmut)
*Çocuk doldurulacak bir kap değil, ısıtılacak bir ocaktır. (Danner)
*Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir. (Dostoveyski)
Tugbam sitesinde en güzel Şehitler Günü Sözleri sizler için hazırlandı . Buyurun Kısa Şehitler Günü Sözleri Şehitler Günü mesajları Şehitler Günü sözleri kısa
Şehidin anası çekmesin acı derdi varsa bulunmalı ilacı Şehidin anası olur baş tacı Şehit anasına evlat olmalı…
Nasıl öldü dedim nasıl ben ona, Mehmet’ler ölmez, Şehitler ölmez. Öldü denilmezmiş şehit olana Mehmet’ler ölmez, Şehitler ölmez.
Yetmiş milyon gül dalı…Bu yurt Türk’ün öz malı, Yine Türk’ün kalmalı,Diyen yiğit dilleriyiz.
Senin kanınla yoğuruldu bu kutsal topraklar Senin kanınla yeşerdi nefes aldığımız bu ağaçlar gözün arkada kalmasın, ey şehidim!
Git evladım yıllarca ben oğulsuz kalayım Şu yaralı bağrıma kara taşlar çalayım Hadi yavrum hadi git ya gazi ol ya şehit
Merhaba Ben Bahriyeliyim Liman Liman Gezerim, Aklıma Eser Kız Tavlarım Aklıma Eser Gemi Temizlerim.
Bu ülke Seninle Gurur Duyuyor. Vatani Görevinde Başarılar. Adam Olmak Adına Son Şansını Da Iyi Değerlendirmeni Dilerim.
Gece Nöbetlerinde Beni Aklına Getirmemeye Çalış. Uyurken Üstlerine Yakalanmanı istemem.
Spora Gidememekten Yakınıyordun Ya. Iste Spor Senin Ayağına Geldi. Iyi Değerlendir.
Bu Söyleyeceklerimi Aklından Çıkarmamaya Çalış: Ay Akşamdan Işıktııır?
Vatan Sana Emanet. Göster Kendini. (yine De Çok Sivrilmemeye Çalışırsan Senin Için Daha Hayırlı Olacak Galiba.)
Sen Askerdeyken Buraları Bize Emanet. (otomobilinin Anahtarlarını Vermeyi Düşünmez Misin? Arada Bir Çalıstırmam İçin Tabi)
O Güzel Askerlik Anılarını Anlatacağın Günleri Sabırsızlıkla Bekliyorum! Sen Yeter Ki Çabuk Gel, Ben Dinlemeye Razıyım
İlk Başlarda Kaç Gün Kaldı Yerine Kaç Gün Geçti Diye Sayarsan Senin İçin Daha Kolay Olacaktır. Gel Teskere Gel. Gönlümüz Seninle
Aşkım Yatağın, Sevgim Yorganın, Yüreğim Yastığın Olsun, Asker Ocağında Rahat Uyu Bitanem.
Şafak Değil Sensizlik Beni Acıtan! Seni çok Özledim Birtanem…
Kapını Çalar Mazi, Dalgınlıkla Açarsın, Arar Gözlerin Beni O Günleri Sorarsın. Pişmanlık Sarar Seni O Günleri Anlarsın Oturup Bu Aşk İçin Sende Ağlarsın.. ama Nafile..?
Aşkın Şarabından Bilmeden İçtim, sevda Yolundan Bilmeden Geçtim, aşkın Bir Alevmiş Yar Yar, bir Ateş Parçası, bilmeden Gönlümü Ateşe Verdim…
Bugün İlk Günüm Sensiz Alışmak Kolay Değil Böyle Bir Anda Ayrıldığımıza İnanmış Değilim Daha…
Şimşekler çakıyor karanlık dağların arkasında.Yıldızlar yine kaybolup gitti küstü bu haysiyetsiz dünyanın o kalleş simasına.Sağnak haliyle yağmur gökleri delercesine yağıyor o da ağlıyor can veren şehitlerinin ardından yas tutarcasına…
Ard arda dizili ay yıldızlı bayraklara bürünmüş, hayatının baharında soldurulmuş, kefenlerine kan bulaştırılmış cennet bekçileri, uğurlanıyor analarının feryatlarıyla mekanların en yücesine Hain pusularla söndürülen yaşamlara her geçen gün yenileri ekleniyor.Acımadan namertçe arkadan uzanıyor katillerin eli gencecik bedenlere.Kıydıkları canların hesabı bu dünyada sorulmasa bile, mahşer de yakalarına yapışacak koskoca bir millet var bu topraklar üzerinde.
Tugbam sitesinde en güzel Dürüstlük ile ilgili özlü sözler sizler için hazırlandı . Buyurun Kısa Dürüstlük ile ilgili özlü sözler Dürüstlük ile ilgili özlü güzel sözler Dürüstlükle ilgili sözler özlü sözler dürüstlükle ilgili
Dürüstlük bir hazineye benzer, ortaya çıktığında taraftarları çoğalır;yalan ise gizli ateşe benzer, yanmaya başlayınca kötülükler ortaya çıkar.
Doğruları korumaktan korkmayınız.
Dürüstlük elmas gibidir, aydınlıkta daha çok parlar ve değeri daha çok belli olur.
Beni kandırabilirsin ama, aslında kendini kandırıyorsun.
Doğruluğun ne olduğunu bilmeden onun hakkında konuşamayız.
Dürüst insan kendine hakim olabilmek için sürekli kendi kendisiyle mücadele halindedir.
Dürüst insanın hem bedeni hem ruhu rahattır.
İnsanların hem içi, hem de dışı temiz olmalıdır.
Göründüğün gibi ol, olduğun gibi görün.
Doğruluk dışındaki hiçbir düşünceyi, ne kafanızda ne de yüreğinizde yaşatın.
Doğru insan, söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmamasından utanç duyar.
Yalan geçici, doğru ise sürekli olarak kurtarıcıdır.