NeFrEt sEndEn Gitti , bEniM içiMe yErleŞti !!!
Bittiği gün , sen benden gittiğin gün bakamadım yüzüne !
Ağlardım , dayanamazdım
Dudaklarından alamadım gözlerimi sonra , birşeyler söyleyeceklerdi bana !
Söylemeni istemedim , acı verecekti
Aldattım seni ! Bitti ! dedin
Yıkıldım !!!
Beni sevdiğin yalandı , bütün sevgi sözcüklerin de
Beni sevmek için yanan ellerin
İntikam için mi böyle buz tuttu
İntikam !!! ?
Canın yanmıştı ve bendim seçtiğin kurban
Sevgi neydi senin için ?
Hiçbirşey !!!
Üzdün , kırdın , paramparça ettin , beni de , bendeki seni de !
Suçum neydi benim , söylesene ?
Söyle hadi !
Ben
Seni sevimiştim acı çekiyorum
Günahımı söyle bilmek istiyorum
Konuştukça küçülüyorsun gözümde
Dinledim seni uzun uzun herşeye rağmen
Bir kız yaralamıştı seni , nefretle tanışmıştın
Ağlamıştın , üzülmüştün , kendine kızmıştın ve tüm kızlara !
Nefretini bırakacak bir liman arıyordun
Buldun da sonunda !
Oynadın , aldattın , belki arkamdan binlerce kez güldün !
Oysa , öyle sevmiştim ki seni
Öyle inandırıcı gelmişti ki oynadığın bu oyun bana
Bitti ama !
Oyunu kurallarına göre oynadın ve kazandın !
Nefret senden gitti , benim içime yerleşti !
Şimdi , ben ne yapacağım ?
Ölecek miyim ?
Öldürecek miyim ?
alıntı net
Amasya şiir,
Amasya ile ilgili şiir
Amasya Mektupları
I.
nasıl tanınabilir yüzüm seninle
böyle bırakıp gittin ya beni
dalgın bir kuğuydum, oyalanmadın
sesinin rengine hapsettin beni.
ve şimdi bir büyük anısın sokaklarımda.
nasıl tanınabilir yüzxüm seninle
ıtır kokusu toprağındayım
kapılara paslı kilit vurmuşlar
sarıya boyamışlar evlerimizi
sanki güvercinsin, kanadındayım.
ve bir turuncu kandil kovalar beni.
nasıl tanınabilir yüzüm seninle
bir kış odasında vuruldum ağır
bu yaralar şu kalbime musallat
işte gidiyorum açıyor zakkum.
yüzüme baktıkça çağırıyorum seni.
II.
her şey seninle şimdi, masum ve dilsiz
öyle çıkıyoruz yukarılara
ağzın, ötelerin şelalesidir
saçlarına kar değmemeiş daha ne?
ellerinden tutayım bırakma beni.
sesin okunuyor su çırpıntısından.
her şey seninle şimdi, karanlık kışla
gömleğime değen berrak bir türkü
al al götür beni akşamlarına
gideceğim adres yeni değil ki
oralarda selvi, bir kaç menekşe.
ihanet sıçrıyor ak gerdanından.
her şey dağılıyor seninle şimdi.
ah! künhüne vardığım sırlarım bitti
yüzünle sınandım, senin yüzünle
yalnız tasan kaldı bana, hafifliğinden
bir su kenarında akan gözlerim
ayrılık topluyor dudaklarından.
III.
derler ki imlası kırık kaderin
içinden geçermiş ferhatın kahrı
ya ben sana nasıl gelirim şirin
bulutun içinden rüzgar sesinden
ya ben sana nasıl gelirim ferhat
kalbimdeki ırmak sakinliğinden.
derler ki goncası açmaz bir aşkın
kapıları örtük olurmuş he mi?
mermere yazılan harfler kaybolur
yağmur düşer sızlanırmış karanfil
ben böyle bekliyorum yollarda, gülüm
imlası kırık kalbimle seni.
Cafer Turaç
Sen nerdesin bende biliyormusun?
Her sabah uyandığım günışığında
Küçük dünyama sızan aydınlığın kendisindesin
Geldiğin de, apaydınlık kaplanan gözlerimde
Gittiğin vakit en koyu karanlıklara düşerim biliyormusun?
Sen nerdesin bende biliyormusun?
Gün boyu yaşadığım her dakikayı gösteren
Sol yanımda taşıdığım saatimin akrebindesin
Her gösterdiği anda seni özlerim
Her saniye geçişinde,sensizliği çekerim
Bu, ne zordur sana atan yüreğime biliyormusun?
Sen nerdesin bende biliyormusun?
Kalemimin ucundan damlayan şiir tadıyla
Her boş kağıda yazılan en güzel kelimelerdesin
Ne kalemim yazabilir, ne cümleler anlatabilir
İfade zorluğu çektiğim en yoğun sevgimdesin
Bendeki seni anlatmak ne kadar zor biliyormusun?
Sen nerdesin bende biliyormusun?
Her gece dalmak istediğim uykulara inat
Beynimin her hücresini kaplayan düşüncemdesin
Sen olmasan da gördüğüm, uyumaya çalıştığım en pembe düşlerimdesin
Sensiz yaşadığım rüya aleminin her defasının
Benim için bir kabus gibi olduğunu biliyormusun?
Sen nerdesin bende biliyormusun?
Yaktığım sigaramın son nefesine kadar
Ağır ağır içime çektiğim düşüncemdesin
Bunu böyle bilipte, aldığım nefesi boşluğa üfleme zorunluluğu
Ne demek biliyormusun?
Sen nerdesin bende biliyormusun?
Gözlerimde, ellerimde, yaşadığım her saniyemde
Bugünüm de, belki, belki yarınımda, hele akşamlarım da
Yalnız odamı kaplayan duvarların yankısında…
Sana hissettiklerimi, bir kağıtlara şiir gibi
Bir de o duvarlara her gece haykırdığımı biliyormusun?
Sen, sen nerdesin bende şimdi anlıyormusun?
REFİK KESTEM
Uzaklaş….
Yoksa sana dokunurum,
Yoksa yasak tanımam Günahkâr olurum, günahım olursun.
Kaç…..
Görme,Görürsen hatırlama, Hatırlarsan ağlama.
Gelme…..
Yoksa sana dokunurum, Dudaklarına konarım Gözlerini esir alırım Kölem olursun, Gecelerce kölen olurum, Didik didik ederim hayatini, Benden başkasına yaşatmam seni,ben içimde yaşarım seni. Tarihini vururum, anılarını aşarım, Yüreğine saplarım kendimi, Bedeninde yatıya kalırım Teninde beklerim geleceğimi.
Yaklaşma…
Seni alırım, Senin olurum, Özgürlüğüm yoldaş olur yanına, Sensiz düşüncelerim toprak olur.
Taparım …
sana,yüreğine tapınak derim, Yüzünde güneşler beklerim.Gitmezsen sana dokunurum.. Sahiplenirim seni, Sana aşkı yaşatırım,
Daha küçük aşklara katlanamazsın,
Benimle ölürsün……
Sessiz Senfoni
Ellerin vardı, sıcak ve masum.
Ellerin, hayal gibi, düş gibi…
O zaman talihime yardı ellerin.
Beyaz bir gecede, iki kuş gibi,
Omzuma nasıl da konardı ellerin?..
Hangi rüzgarlarda şimdi kimbilir?
O değirmen altı, o zümrüt koru,
İlk dörtlü yoncayı bulduğumuz yer,
Ya o çapkın çapkın kestanecikler!…
Hani bir yerleri çimdiklenir hafifçe,
Kanardı ellerin!
Mendilimi sarardım üstüne,
Avcumda sahici bir hasta gibi
İncecik incecik yanardı ellerin!
Bazan kızar hırçınlaşırdı birden;
Ruhumu kaldırır, kaldırır boşlukta,
Oysa bilmez miyim atamazdı!
Geceler sonsuzdu, geceler derin;
Bir şeyler düşünür anlatamazdı
Kahrından kaskatı donardı ellerin!
İnsan, soyununca hissediyor,
Gittikçe katılaştığını yerin!..
Tanıdık bir film geçiyordu gozlerimden,
Gel gör ki, en güzel yerinde,
Ansızın kopardı ellerin!
Sonra, dört yabancı el,
Dört yorgun omuz,
Mezat kapısında bir kuşluk vakti,
Çekince ipini mesafelerin;
Ayak uçlarıma yığıldı sonsuz!..
Bir tünel gerindi sefil, kapkara!
Bir yokluk hıçkıra hıçkıra güldü!
Büyüdü göz çukurları kırık heykellerin!
Böyle bilmediğim uzak yollara,
Beni bırakmasa ne vardı ellerin!
Romanımız, ne kadar güzel başlamıştı,
Ve işte böyle sonu!..
Şimdi, ışıklar sığ,
Gölgeler derin…
Mor sarmaşıklarla örtük balkonu,
Kafur kokusundan, od ağacından,
Dört arşın geceye sardı ellerin…
Bekir Sıtkı Erdoğan
DÖNÜYOR
Yaşamadım saysam keşke unutsam
Mazim filizlenip cana dönüyor
Bumerang gibi fırlatıp da atsam
Neylesem sonunda bana dönüyor
Beni terk etmiyor gam ile tasa
Yüreğim uyumaz gözler uyusa
Susayıp elimi uzatsam tasa
Sanki içtiğim su kana dönüyor
İçimde olanı döksem devirsem
Kapansa kapılar zindana girsem
Kaçmak için senden başım çevirsem
Neylesem ,yüreğim sana dönüyor
Ölsem de unutmam o son bakışı
Senden uzakta geçirsem bu kışı
Yüreğinden etsen de sınır dışı
Yüreğim sonunda vatana dönüyor
ESKiSi-GiBi
Bir heves mi sevmek sevilmek
Değer mi bir hevese seveni üzmek
Yalan mı her şey yaşandıkça mı silinir
Çok mu gelir sevene artık gülmek…
Eskisi gibi değilsin… Eskisi gibi değilsin…
Bu yüzden korkuyorum,
Bu yüzden ağlıyorum,
Bu yüzden ölüyorum…
Aslında sevginin tadı tuzudur
Acı isteksiz onun ruhudur
Belki bitecek diye korkutur
Aşkın tam açıklaması yoktur
Eskisi gibi değilsin… Eskisi gibi değilsin…
Bu yüzden korkuyorum,
Bu yüzden ağlıyorum,
Bu yüzden ölüyorum…
sUs ve DiNLe
sus birsey söyleme……
geldin artik vakti zamani,kelimeler buldu yerini.
dilimde hece hece kar taneleri gibi her biri tertemiz ve berrak…
gönlüne yagacagi gün,iste bu gün….
zordur tabi her seyin baslangici…nasil ne dersin ilk önce…
sadece dinle…ne olur..yorum bile yapma…sen sadece bil…
neler gecer gönlümde…..
firtinalar kopacak bu gece icimde….
volkanlar patlicak…deprem olacak …dilimde…
sen sadece sus ….sus ve dinle….
saklamak ne kadar zor bilirmisin…..
bilirmisin..ne zordur sebebsizce sevmenin….
cikarsizca….beklentizs sevmek..karsiliksiz …habersiz sevmek…
varligi bile mutlu eder seni…
mutlulugu huzur verir….
huzuru can katar ömrüne….
anlatabilirmiyimki sana…..anlarmisin acaba…
sevdinmi sen hic böyle elinde olmadan…
sevdasina sevinirken…kiskancligin icini kemirdimi hiccc….
gecelerce agladinmi….sonra kendini hic teselli ettinmi….
yoklu ile ölmektense…varli ile… varsin baskasinin olsun dedinmiii….
varasin mutlu olsun….sevdalarin en yücesi en güzeli…varasin onun olsun ….
ben zaten böylede mutluyum iste…
seni sevmek…karsiliksizda olsa…duygularin en güzeli ya….
belki sende sevseydin …bu kadar sevebilirmiydim…..
sus ve dile…ne olur hic bir sey söyleme….
birak kendi kurdugum tozpembe dünyamda….
gece baslar bende mutluluk….
seninle oldugum ruyalarda…
birak kalsin sevdan bende …karsiliksizda olsa..pahabicilmez degerde..
ilk gördügüm o anda..nakis gibi isledi bakislarin kalbim diyarinda…
beklenen sevdam senmi geldin …sen geldin gelmesinede…
neden bukadar gec geldin…
sus …sus ve dinle….
ben hep seni bekledim……
sen geldin ama baskasini sevdin….ben gecmistede gelecektede ….varligindada yoklugundada
hep seni sevdim …hep sevecegim….
senin dünyanda bana yer yok…..benim dünyamda senden baskasi yokkk…
ben seni hep sevdim…..cikarsizca..karsiliksiz…beklentisiz.. ..
ve seni sevmekle hep mutlu oldummm..sus birsey söyleme….birak kendi dünyamda
birak ümitlerimle…birak bendeki senle …seni hep seveyimmm….
yoklugunla yok olmaksa..varliginla mutlu olayimmm..
sus birsey söyleme…
Şarkılardan çıkıp geldi bir esmer ansızın
Koyu renk gözleri çıldırasıya hüzünlü
Bir esmer geldi pencerelerden kapılardan
Bir esmer geldi kokularla baygın
Dökülmüş bir kadeh gibi
Kopmuş bir gerdanlık gibi
Bir esmer geldi darmadağın
Bir esmer geldi diyorum size
Tüy tüy
Işıl ışıl
Kapkara saçları alnına düşmüş
Öylesine öpülesi dudakları
Öylesine alımlı
Öylesine aşka çağıran
Şarkılardan masallardan romanlardan
Beste beste satır satır
…. …..
Tarif edebilirmisin sonsuzu?
Peki ya sonsuzdan ötesini? Gösterebilirmisin bana?
Demesin o yüzden kimse, ‘biliyorum sevgini’
Bilemez kimse, bilemez benden baska, kalbimden baska
Biçilemez,
sevgim…
‘Sevgi’ sözcüğü bile az gelir sana olan duygularımı adlandırmak için.
Aşk peki? Yanında bir hiç kalır…
Arama boşuna, bulamazsın adını, adsızdır..
Bulunmaz tarif edebilen bir kelime..
Çok aradim ben. Bulamadım. Bulamam. Bulunmaz.
Sığmıyor bir yere kalbimden geçenler…
Çığlık atmak istiyorum, sessiz kalıyorum, atamıyorum kalbimdekilerini sözcüklere…
Bu yüzdendir çabalarım, direnişlerim
Ama nafile, gösteremem, sığdıramam bir yere yüreğimden geçenleri, ne yapsamda..
Konuşmaya başlasam,
Sen olursun her cümlemin başı, sen olursun dilimin ucunda.
Yazmaya kalksam,
Sırf seni tutar kalemim, senden başkasını yazmaz asla.
Sırf seni, sırf adını çizer.
Ama yetersiz kalır tüm sözler, tüm cizgiler.
Gelse en büyük hatip, en büyük şair, en büyük ressam, anlatamaz hiçbiri bendeki seni.
Beni mi demeliyim yoksa?
Sen aslında bensin çünkü.
Öyle büyüksün ki içimde
Kalbime bile sığmıyorsun, kapladın tüm benliğimi.
Benimlesin ya sevgilim, bensin ya
Umurumda değil dünya
Yasak olsakta…
Ellerin ellerimde olsun,
Nefesin tenimde,
biz birlikte,
yeter.
Sen varsan,
razıyim, varım herşeye.
Biz ‘bir’sek,
tamam hersey.
Sen yoksan,
zaten yok birsey.
Sen bir gül, ağlamaya utanır bulut
Sen yeter ki sev; güneş, dağıtır umut
Bugün aşkı sıcak tut, gerçeği unut
İmkansızı tek kurşunla vurmaya gel…
Bitti hazânlar, şimdi baharda gönül
Dilimizde lale, elimizde sümbül
Sev ki kıskansın Mecnun, çatlasın bülbül
Aşk ateşinle gülü kavurmaya gel…
Tutul dünya, tutulmuşum ben ya; aşk hür!
Sevgi özgür, nefreti uzaklara sür.
Vuslatı sula, ayrılığa vur mühür.
Senden kalan gülleri savurmaya gel
Bu kara yazgıdır Zilan;
Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin
Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban…
Bilisen
Kaç gece kaç gündüz adını sayıklamışam
İçimden atamamışam
Köçelerde yolunu gözlemişem
El etmişem, işmar etmişem
Sen gülmüş geçmişsen Zilan…
Ne zaman büyümüşsen farketmemişem
Ne zaman ellerin büyümüş
Ne zaman gözlerin büyümüş
Ne zaman bürünmüşsen kara çarşafa
Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin vurulmuşam.
Sen gülmüş geçmişsen Zilan…
Daracık köçelere sığmamış sevdam
Seni Halilrahman’da sormuşam Anzılha’da
Urfa kalasında Nemrut köşküne adını kazımışam
Sen gülmüş geçmişsen Zilan…
Şimdi gelin olisen telli duvaklı
Yine gülü misen biye?
Kara Şar’dan gelen deli oğlan deyi misen?
Sevdanı içime gömdüm bilesen
Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım.
Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan…
Bilirem dahlin yoktur bu işde.
Töreler böyle demiş, yazgılar böyle çizmiş.
Kim karşı gelmiş ki sen de gelesen.
Atalar boynumuz kıldan incedir demiş…
Her şafak seninle sökerdi Zilan.
Sıcak yaz geceleri seninle eserdi.
Ben siye şiirler okurdum.
Sen biye Urfa türkülerini…
Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla
Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin.
Önceleri inanmamıştım sevdiğine.
Fakat anladım zamanla.
Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi;
Acımı anla…
Kar ender yağardı Urfa’ya
Sevdamız yağan kar kimin aktı.
Hatırlı misen bir de tutkumuz
Yağmurda “çömçe gelin” oynamaktı…
Şimdi sen mi gelin olisen Zilan?
Sevgin bir yanda Töreler diğer yanda
Duydum ki “KUMA” olmişsen
Akar suda saman çöpü gibi çaresiz
Ve de köle kimin itaatkar, sessiz gidisen
Oldu mu ya?…
Kaçıncı asrını yaşamakta Harran’da toprak?
Bu kenti terkediyem Zilan.
Anzılha’da kutsal balıklar şahidim olsun ki,
Bu kenti terkediyem…
Yasak mayın tarlalarını,
Kaçakda kol verenleri,
Can verenleri terkediyem…
Efsunlu akrepleri, çıyanları
Urfa kalasında kenetlenen efsane şahmaranı
Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem.
Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için
Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellidiğin için
Bu kenti terkediyem…
Bu sana son satırlarım Zilan…
Biliyem unutacaksan beni.
“Unutmam” deme biye
Davullar uranda unutmalısan.
Yoksa nasıl yaşayabilir insan…
Hani ağaçları çiçek açardı ya
Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde.
İşte ben
Her çiçek açanda nar ağaçları
Ve söylenende Urfatürküleri
Seni ve gülüşünü hatırlayacağam…
Bundan böyle cigaramda dumansın
Kaçak tütünden sarılmış…
Her içime çekişde ağun yakacak beni.
Kendini düşünmedin, beni düşünmedin
Sevdanı düşünmedin, çocuklarını düşün.
Seni tutsak, beni esrik eden töreler;
Çocuklarını da yakacak bir gün…
Bu kara yazgı değildir ZİLAN…
Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin
Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban…
Bu çağlar boyu insanları kul eden
Bağnazlıktır ki, yıkılacak.
Bilisen ZİLAN.
Sen görmesen de
Ben görmesem de
Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN…
Celal Ülgen
Seni Seviyorum Çünkü
Her Günüm Senin Sesinle Doğuyor, Seninle Sürüyor
Gecem İse Seninle Son Buluyor.
Seni Seviyorum Çünkü
Kilometrelerce Uzakta Olsan Bile,
Buluşma Gününü Özlemle Beklemek Hoşuma Gidiyor.
Seni Seviyorum Çünkü
Yanımda Olmasan Bile,
Yüreğinin Benimle Olduğunu Biliyor
Her An Yanında Olduğumu Biliyorsun.
Seni Seviyorum Çünkü
Bu Mesafelere Ragmen
Yaşanmamışı Yaşatabiliyorsun,
Duygularımda Var Olabiliyorsun.
Seni Seviyorum Çünkü
Sesinle Dünyama Bir Anda Girip,
Sürprizlerinle Beni Kendine
Tekrar Tekrar Aşık Edebiliyorsun.
Seni Seviyorum Çünkü
Yüreğimin Tam Ortasında Varolabiliyorsun.
Beni Hayallere Götürebiliyor,
Umutlarımı Geleceğimi Düşündürebiliyorsun.
Şiir Yazdırıp, Şarkılarda Hissettirebiliyorsun Kendini.
Seni Seviyorum Çünkü
İkimize Dair Bir Yaşamı Düşündürebiliyorsun,
Mutluluğun,Aşkın Varlığına İnandırabiliyorsun.
Engellerin Aşılacağını,
Mücadelenin Hırsını,
Birlikteliğin Tek Yürek Olmanın Ve
Güvenin Aşamayacağının Olmadığını Gösteriyorsun.
Seni Seviyorum Çünkü
Sen Hayatıma Vazgeçilmez Bir Anlam Katıyorsun.
Seni Seviyorum Çünkü
Sen Benimle Bende Yaşıyor,
Ben Seninle Sende Varoluyorum..
Alıntı
Yine heryerde sessiz gözyaşLarım.. KeşkeLeri yok edemiyor korkuyorum !!!
İnancım kaLmadı benim…
ve sessizLik hakim geceme..
ve sensizLik..
ve ben ağLıyorum hergeceki gibi.. sessiz sessiz..
gözyaşLarım akıyor içime.. damarLarımda doLaşıyor sen’Li sensizLikLer..
ve yüreğim bitik…
içime akıtıyorum ben gözyaşLarımı.. kimse görmesin,,kimse farketmesin diye..
ve sen yoksun yanımda yine…
bak !!
hayır yanakLarımda arama yaşLarı,
gözLerime bak…
yüreğime bak usuL usuL..
ve uzat eLini bir boşLuğa
yokLa biraz etrafı..
ne hissediyorsun..
hayır gördüğünü değiL hissettiğini anLat bana…
ve hissedemedikLerini…bir deniz göz rengin..
sonbahardaki yaprak saçLarın…
yağan yağmurda bakışLarın..
ve eLLerin.. donmuş bi kaLıp buz parçası…
hayır gördükLerini değiL,hissettikLerini öğrenmek istiyorum ben…
bu ve bunun gibiLer…
oysa ne çok söyLeyecekLerim vardı sana
ne çok isyanLarım ve ne çok sawaşLarım vardı yarıda bırakıp kaçtığın…
rövanşını yapacağımız turnuwaLar vardı binLerce..
ve en büyüğü benim yüreğimdeki senin yüreğindeydi…
topLamı sıfır veren biz’in çıkanından ben kaLıyordum..
ve yüreğim bitik..
kaç gece indirdim yıLdızLarı yeryüzüne
ve kaçgece sakLambaç oynadık senLe …
ben hep eb’e oLuyordum … sen karanLıktan korktuğumu biLe biLe en kuytu köşeye sakLanıveriyordun..
ve sobe yapıp gidiyordun bir eLweda biLe demeden !
ne ben görebiLiyordum seni nede sen beni…
oysa..
oysa ne çok oyunLar biLiyordumda korkuyordum söyLemeye…
beLki bunLarda çekip gidersin diye..
ve ne çok sessiz gözyaşLarı biriktirdim içimde..
deniz oLdu şiştim,,şiştim …
sen beni beyenmez oLdun ben daha çok şiştim…
bi sen sağLam kaLdın içimde.. bi sen sağLam yüreğimde…
ve gittin…oysa neçok ağLadım yokLuğunda..
sana farkettirmeden…
ve sensizLiğin daLgasına inat bir damLa gözyaşı dökmeden…
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Bu soğuk günde içimi ısıtan bir esinti gibisin …
Hafiften esiyorsun, iliklerime işleyerek …
Sonra da kaybolup gidiyorsun, daha nereden geldiğini
Anlayamadan …
Seni Seviyorum ÇünküSeni Seviyorum,
Çünkü,
Seni Sevmekten başka bir şey gelmiyor içimden …
O kadar doğal ki bu duygu ruhumun derinliklerinde,
Sanki doğduğumdan beri var …
Sadece ortaya çıkmak için seni bekliyordu …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Sensiz bir yaşamı artık düşünemiyorum …
Sensiz bu kuru dünyada yaşamaktansa,
ölümün soğuk nefesini öpmeyi
bir daha hiç seni görmemektense hayata arkamı dönmeyi
tercih ederim …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Ne zaman bir aşk şiiri duysam, mısralardan sen akıyorsun …
Ne zaman eski bir şarkı gelse kulağıma,
Gitar telleri arasından süzülen notalar, seni getiriyor bana …
seni seviyorum..
Çünkü,
Sen hep benimlesin …
Gözümü kapatmam yeterli seni görmem için …
Tatlı narin tenini …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Belki de ilk defa bir kadının kokusu beni çılgına çeviriyor
içimden Odyseus’a türkü söyleyen deniz kızları da
Onu aynı kokuyla baştan çıkarmaya mı çalıştılar acaba diyorum
Seni Seviyorum ÇünküSeni Seviyorum,
Çünkü,
Gözlerinin içinde binlerce yıldız,
Gecenin karanlığını delip geçiyor …
Bana bakarken kendimi yıldızlara tepeden bakıyor gibi hissediyorum …
Sen Seviyorum,
Çünkü,
Benliğim sana ait …
Sen onu buruşturup çöpe de atabilirsi,
Kalbine yakın bir yere de koyabilirsin …
Tanrım !!!
O kalbine yakın bir yerde olmak istiyorum …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Sen sensin …
Ama sen beni ben olduğum için seviyor musun
Onu kim bilir …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Seni Sevmeyi Seviyorum …
Seni koklamayı seviyorum …
Sana dokunmayı seviyorum …
Seni Seviyorum ÇünküSeni Seviyorum,
Çünkü,
Saçların ellerimin arasından kayıp giderken,
Dünyada cenneti bulmuş gibiyim …
Bir an elimde tutuyorum o cenneti …
Bir an sonra belki de tamamen ellerimden kayıp gidecek …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Ben hiç bir kadın için şiir yazmadım, bu hep tuhaf gelmişti …
Ama şimdi senin için şiir yazmamak tuhaf geliyor …
Seni Seviyorumn..
Çünkü,
İçimde bir umut var …
Bu şiiri belki başucuna koyarsın …
Kim bilir belki yanına da ‘’Kırmızı’’ bir gül …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Tanrı çiçekleri yaratırken seni de onlarla beraber yaratmış …
Papatyadan güzel,
Zambaktan asil,
Manolyadan tatlı,
Gülden daha güzel kokulu …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Güzelliğine melekler imreniyorlar …
Dünyada ise,
Ölümlüler arasında galiba bir tek benim gibi bir iki şanslı
Onu farkedebiliyor …
Seni Seviyorum ÇünküSeni Seviyorum,
Çünkü,
Ölene kadar, yok olana kadar seninle olsam,
Bu herhalde bir ceza gibi gelir,
Daha çok senle olamadığım için …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Senin tarafından Sevilme fikri bile bir insanı hayatı boyunca
mutlu edebilecek kadar güzel ve asil …
seni seviyorum…
Çünkü
Seni anlatmak için mısralar yetmiyor …
Düşünüyorum bir kış gecesi bunu yazarken,
Acaba kaç şair senin güzelliğini anlatmak için binlerce mısra yazdı …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Senin gülümsemen güneşin doğuşu gibi,
İnsana her şeyi unutturuyor,
Sadece seyredip tadına varma hissi uyandırıyor …
Seni Seviyorum,
Çünkü,
Bu kadar nedenden sonra bile SENİ ne kadar SEVDİĞİMİ anlatamadım !!!
Kaynak: Anonim
Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar.
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini,
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.
Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten.
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.
Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar.
Boşanır keder zincirlerinden
Sular, tersin tersin akar.
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar.
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.
Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken.
Çünkü, hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını.
Severken hiçbir böcek,
Hiç bir kuş yalnız değildir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.
Ataol Behramoğlu
senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
insan insan bakan gözbebeklerin
beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder
ne gelirse onlardan gelir bana
çalışma gücü yaşama direnci
mutluluk gibi kazanılması zor
mutluluk gibi yitirilmesi kolay
bir açarsın ki mutluyum
bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş
Rıfat ILGAZ