carlos fuentes kitapları Laura Diaz’lı Yıllar (Can, 2001) Cam Sınır (Can, 1998) Doğmamış Kristof (Ayrıntı, 1998) Diana, Yalnız Avlanan Tanrıça (Can, 1997) Yanık Sular (Can, 1996) Artemio Cruz’un Ölümü (Can, 1983) Körlerin Şarkısı (Can) Deri Değiştirmek (Can, 1984) İnez’in Sezgisi (Can, 2003) Kendim ve Ötekiler (Can, 2003) Koca Gringo (can yayınları) Kutsal Bölge (Ayrıntı, 1996) Sefer (Can, 1993) Aura (Can, 2005) Terra Nostra – Bizim Toprak (türkiye iş bankası yayınları 2005) -2 cilt karton kutu. Kartal Koltuğu (Can, 2011)
iyiliğin bedeli bu olmamalı sevdiğini bırakıp gitmemeli sende bir iyilik yap beni bende yaşa…
iyilik yapan kötülük bulur, eğer iyilik yapmak istiyorsan tanımadığın insana iyilik yapki iyiliğin değeri oLsun!
iyilik yap denize at
Aşağılık insanlara iyilik etmek, denize su taşımaya benzer. ( Servantes )
Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar. ( Racine )
Başkalarında iyilik, kendinde ise kötülük ara. ( Benjamin Franklin )
Bir dana binlerce inek arasında kendi anasını nasıl seçer ve bulursa, insanın yaptığı iyilik ve kötülüklerde eninde sonunda gelir onu bulur. ( Pançantra )
Bir fenalık ettinse, arkasından bir iyilik icrasına çalış ki, o fenalık defterinden silinsin( Hadis-i Şerif )
Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. ( Hadis-i Şerif )
Bir kimseye edilecek iyiliğin en mükemmeli o kimseyi minnet altında bırakmayanıdır. ( Balzac )
Deryaya bıraksan eylik zayi olmaz. ( Süleyman Baba )
Her iyilik bir sadakadır. ( Hadis-i Şerif )
Her şeyden önce iyi olalım, ondan sonra mutlu oluruz. ( J.J.Rousseau )
İnsan, hayatında yaptığı iyilikler kadar mutlu olur. ( Şehabeddin Ahmed )
İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür. ( Şheakspeare )
İnsanoğlu hilebazdır, kimse bilmez fendini, Her kime iyilik edersen, sakla ondan kendini. ( La-Edri )
İyiliği, yalnız iyiler anlar, kötülüğü herkes.( Cenap Şehabettin )
İyilik, insanlık sanatıdır. ( Nizami )
İyilik, iyilikten, kötülük de kötülükten doğar. ( Buda )
Milletlerin gelenekleri başka başkadır, fakat iyilik her yerde birdir. ( Heine )
Vahşi hayvan tuzakla, insanoğlu iyilikle avlanabilir. ( Şirazi )
Bu suskunluk baba yadigarı ömrüme Şimdi bütün şiirlerim sukünet ağacında kendini infaz etmekte Bir bir gebermekte bütün ünlüleri ve ünsüzleri alfabenin Zengin bir şiirden arakladığım cümlelerle Fukara bir şiir yazıyorum şimdi Delik cebimden dökülüyor bütün benzetmelerim Kırıldı insanlara olan inancım Ağır geliyor yüreğimdeki sancım Bitmek tükenmek bilmiyor hıncım Tutsam elimle gökkubbeyi yırtsam diyorum Kussam nefretimi asfaltına kentin Suratına tükürsem bütün kahpeliklerin Sızsam sonra gecenin koynunda Mavi olsam denizlerde kaybolsam Yağmur olsam yağsam şakır şakır Çamur olsam aksam öyle sokaklara Bilmese beni kimse ben bilmesem kimseyi Silinirmiki gözlerimin acımtırak haykırışları Silinmez biliyorum Zamanla unutursun demeyin en çok buna kızıyorum Çünkü zaman hiçbir şeyi unutturmaz sadece acıyı hafifletir…
Günaydın Hayat
Bugün çok ağlamalıyım,gün,güneş,hayat,yıkım,zaman Gözyaşlarım nehir olmalı Arınmalı ruhum kalbim sevginden Yarın güler geçerim Acılara. Ama bugün matem Tutma zamanı Yalnız kalmanın var Bir anlamı Ve güneş doğuyor Günaydın hayat, Bak burdayım Gitmedim daha Yıkıldım sandın Ayaktayım hala Günaydın hayat Bak gitmedim Burdayım daha Kırıldım sandın ama Tek parçayım hala…..
Satır Çizgileri-Ah Onlarda Olmasaydı
Satır çizgilerine basit olarak görsek de, Aralarına kelimeler döküldükçe, Yük biner, üzerilerine. Sırlar saklarlar, kimi zaman, Kimi zaman da gözyaşlarıyla yıpranırlar, Sevinçler, hayaller, aşklar, ayrılıklar… Ve daha nicesi… Önce ona anlatır, yalnız kalanlar, Şairler, ozanlar, yazarlar… Ve daha nice zanaatkâr, Müsvettelerini, eserlerinin son hallerini, Önce onlara aktarırlar. Önemli olaylar, yaşanan hatıralar, Hayatının bir köşesinde kalmış sırlar, Sadece onların arasında saklanırlar. Biz ölüp, gitsek bile, Onlar kalacak ardımızda Onlar yaşatacak, hatırlatacak Hayatta kalanlarımıza.
Farmville, Facebook’tan ayrılıyor Facebook’ta fırtınalar estiren Farmville oyununun dönemi bitiyor.
Yaklaşık 48 milyon kayıtlı kullanıcısı olduğu sanılan Facebook’un popüler çiftlik oyunu Farmville, Facebook’tan ayrılıyor.
Facebook’un anlaşmalı olduğu en büyük şirketlerden biri olan Zynga’dan yapılan açıklamaya göre Farmville başta olmak üzere FishVille ve Mafia Wars gibi popüler Facebook oyunları artık Facebook’ta yer almayacak ve Zynga yoluna yalnız devam edecek.
Zynga’nın bu kararı almasında Facebook’un Farmville ve diğer oyunlar için getirdiği bazı sınırlamaların etkili olduğu sanılırken, Zynga’nın ne zaman Facebook’u tamamen bırakacağı henüz netlik kazanmadı.
I. nasıl tanınabilir yüzüm seninle böyle bırakıp gittin ya beni dalgın bir kuğuydum, oyalanmadın sesinin rengine hapsettin beni.
ve şimdi bir büyük anısın sokaklarımda.
nasıl tanınabilir yüzxüm seninle ıtır kokusu toprağındayım kapılara paslı kilit vurmuşlar sarıya boyamışlar evlerimizi sanki güvercinsin, kanadındayım.
ve bir turuncu kandil kovalar beni.
nasıl tanınabilir yüzüm seninle bir kış odasında vuruldum ağır bu yaralar şu kalbime musallat işte gidiyorum açıyor zakkum.
yüzüme baktıkça çağırıyorum seni.
II. her şey seninle şimdi, masum ve dilsiz öyle çıkıyoruz yukarılara ağzın, ötelerin şelalesidir saçlarına kar değmemeiş daha ne? ellerinden tutayım bırakma beni.
sesin okunuyor su çırpıntısından.
her şey seninle şimdi, karanlık kışla gömleğime değen berrak bir türkü al al götür beni akşamlarına gideceğim adres yeni değil ki oralarda selvi, bir kaç menekşe.
ihanet sıçrıyor ak gerdanından.
her şey dağılıyor seninle şimdi. ah! künhüne vardığım sırlarım bitti yüzünle sınandım, senin yüzünle yalnız tasan kaldı bana, hafifliğinden bir su kenarında akan gözlerim ayrılık topluyor dudaklarından.
III. derler ki imlası kırık kaderin içinden geçermiş ferhatın kahrı ya ben sana nasıl gelirim şirin bulutun içinden rüzgar sesinden ya ben sana nasıl gelirim ferhat kalbimdeki ırmak sakinliğinden.
derler ki goncası açmaz bir aşkın kapıları örtük olurmuş he mi? mermere yazılan harfler kaybolur yağmur düşer sızlanırmış karanfil ben böyle bekliyorum yollarda, gülüm imlası kırık kalbimle seni.
Düşlerde Güldü Zaman Zaman geçiyordu düşlerden hiçliğine tamamlarken gerçeği kristal küreye vuran ışıktı zaman
Kırık ve renkli
Zaman geçiyordu acıtan gülüşlerden nakşında kuruyan kirpik rimeli nemlenmiş vedalarda bir ipek mendildi zaman
Yırtık ve kirli
Zaman geçiyordu telâşelerden sıkıntılar dökülüyordu heybesinden bir bir kaygılar tenhalıktı büyüyen karanlığında zaman
Dehşet ve kindi Aynıların görüntüsünden geçiyordu zaman haza haz, acıya acıydı kimineyse üzerinden yılları yüklenmiş nehirler geçen bir çakıl taşıydı zaman
Yük ve mihnetti
Zaman geçiyordu sevişmelerden ince ışıklarda kırılan aşkın süzüldüğü camdı zaman camdan süzülen ışığın hangi tarafı kimdi
Sen ve öteki
Bir büyük bütünden geçiyordu zaman silinemez sevgiden doğumun, ölümün ötelerinde güzeli yeşertiyordu içinde varoluşun çiçeği zamanı çoğaltan oydu belki de
Gül ve dikeni
Zaman geçiyordu düşünüşlerden savuruyordu saçlarını evrene bir telinde yıldız, diğerinde güneşti neyi kovalıyordu o koca bilge bilinir mi nasıl yaşardı zaman
Keyif ve zevki
Acılardan geçiyordu zaman, dertlerden kemer gibi dolamıştı beline sargı bezini merhemi dilindeydi derin yaralar gezginiydi zaman
Yorgun ve terli
Derilmez bahçeydi zaman, uçsuz bucaksız bütün kipleri içeren tüm hâlleri de her şey onun içinde büyütüyordu kendini aşıyordu zamanı yalnız
Yokluk ve sevgi
Tamlardan geçiyordu zaman kendini büyütenden hangi varlık tamamlansa, heplense tümü hiçe gönderiyordu yokluğun teğetinde hiçi başka zamana her anıyla kendini bütünlüyordu zaman
Uçuk ve yerli
düşürülen saatlerden geçiyordu zaman tik taksız bukağıdan, zincirden zihnin bilince açılan penceresinde beşikten mezara değildi zaman, daha öteleriydi
Artı ve eksi
Geçilemiyordu yokluk sessizlikler de
Şimdinin sarpında yaşanan ulaşılmazlar köprüsüydü zaman umudun sıratı selleyen uçurumuydu
“İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen İki kol. Merdivenlerin oraya koşuyorum, Beklemek gövde kazanması zamanın; Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, Bir şeyin provası yapılıyor sanki.
Kuşlar toplanmış göçüyorlar Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Sağım sensin , solum sen . Her adımımı sana doğru atar , Sana doğru koşarım her marş marşta . Her selam verişimde karşımdadır hayalin . Gözlerim gözlerinde , Dudağından çıkacak emri bekler kulağım . İsterim ki gel diyesin ; Kaç gel , her ne cezası varsa . Zaten , cezanın en ağırını çekiyorum , Senden ayrı kalmakla .
Bir boru sesi yoklar yüreğimi . Bir perde iner gözlerime , bulut bulut ; Sana yollarım , Benim için ağlasın diye .
Bir kalem alır , hançerlerim yüreğimi . Bir kurşunda beynim param parça , Bir dalışta gözlerim kör , Kulaklarım sağır olur ; Sen can verirsin bana .
İstemem omuzlarım dolusu yıldızı . İstemem , saman yolu bile benim olsa . Güneşe hükmetsem , istemem . Denizleri kara , karaları deniz yapsam , Geceyi gündüz , gündüzü gece kılsam , Irmakların akışını değiştirsem , Tüm dağları düzlesem , istemem . Yeter ki sen gelip kon omuzlarıma Ve Şarkılar fısılda kulaklarıma . Güzelliğini yalnız ben göreyim . Yeter ki Sen ver tüm komutlarımı ; Ö l de Ö l e y i m .
Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin…
Her eğilip baktığımda başımın gövdemden ağır gelmesiyle yerde buluyorum kendimi… Deyimlerden cıkmış bi cümle olabilir ama kafamın içindekiler, beynimi sömüren anlamsız yada belkide fazla anlamlı düşünceler tasımıyor artık bu bedeni…Her defasında düşmek mi bana yazılan, yada en acısı yerlerde sürünürken bile başımı kaldırabilecek gücü bulup (ki nerden bulduğumu anlamış değilim hala) düştüğüm yüksekliği görmek mi? Gülücük perisi niye uğramıyorsun yüzüme? Hala kaçırıyorum gözlerimi insanlardan… Kaybolmasınlar içimdeki boşlukta diye.. Niye farklı olduğumu devamlı yüzüme vuran kelimeler seçiyorlar benimle konusurken?… Niye hissettiriyolarki bunu? Yüzümdeki tepkisiz maskenin atında devamlı ağlayan bi yüz olduğunu öğrenmek içinmi bütün bu çabalar? Ne zaman acık vericek diye ben kaçtıkca bıkmadan üstüme gelmeleri… Neden?… Herşey yalan sadece düşlerim gerçek… Düşlerim var rüzgara ters düşen…
Her attığım adımda onlara, biraz daha kaybediyorum içimdeki beni… Vardığıma kalacak mıyım? Bilmiyorum. Yalnız mıyım? onların dediklerine göre yalnız olamam… Etrafımdalar çünkü… Ve evet bencede yanlız değilim kimsenin bilmediği 2 kişilik bi dünyam var benim.. Adım hala hayat kitabında yazıyor… Gerçek cok şeffaf tıpkı, ağladığımda gözlerimin kıpkırmızı kesilmesi kadar… Kahretsin, acınacak haldeyim yine, kelimelere vurmak bu olsa gerek… Melekler, duymuyor sesimi Karanlık işte yine her yer Gözyaşlarım, keşkeleri yok edemiyor Korkuyorum İnancım kalmadı benim….
Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da öğren,
Sitem etme öyle, Geçen yıllara, Kalbinde acılar, Gözlerinde nem. Boş yere yıkıldı, Bizim aşkımız, Kim kimi terk etti, Söyle bir tanem. Hani ben ölsemde, Aşkım yaşardı, Hani gözlerinden , Sevgim taşardı. Hani kalbin yalnız, Bana koşardı, Kim kimi unuttu, Söyle bir tanem.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin…
Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım.
insanlardan buz gibi soğudum, işte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın.
Çık benim şair tabiatım, çık orta yere Fakir güzelinden söyle Hasret ateşinden çal Çal, söyle benim derdimi sevdalı sesinle.
Hep bilinen şarkılar gibi olsun Hani, dil-i biçareden Sun da içsin yar elinden Yani bilinen şarkılardan olsun. Yeni sözler arama nafile Derdim yeni olsa anlarım Gel, hazırından söyle bu akşam Üzme yetişir, üzme firakınla harabım.
Sonunda ah çekeriz derinden Kim anlayacak sahiden olduğunu Sen söyle yalnız Zülfündedir baht-ı siyahım bestesini Dede’den.
Kalmamışsa senden bir umut; Ne çıkar, tahtım tacım olmuş(!) Felek vermişse ayrılıktan bir komut; Neye yarar, dört mevsim bahar olmuş(!) Yaşama sevincim varsa!!! O da senin sevdan olmuş.
Buz tutmuş engeller, Sevda terimle çözülsün. Sevda külfeti çileler! Miadı dolup, mükafatını görsün…
İçimdeki ateş lav olsa da! Teninden mahrum bedenim üşüyor. Her damla göz yaşım bin umut boğuyor! Dualarım benimle el açıp; Feryad u figanla seni bekliyor.
Sen hayalinle de… Sen zahirinle de… Sen inan ki; Her şeyinle, sevmeye değersin…
Unutma!!! Yorgun değil yüreğim, Seni sevmekten. Beyhude değil dileğim , Seni beklemekten.
Sevdamdan güçlü olamaz, Kahrolası engeller. Sevdamdaki istikrarı bozamaz, Umutsuz olsa da hasretler.
Pişman değil ömrüm, Seni tanımaktan. Bahtiyardır gecem gündüzüm, Sevdanı yaşamaktan.