Türk Askeri Asker,güçlüklere göğüs geren, Asker,umduğunu değil bulduğunu yiyen, Asker,soğuk gecenin karanlığında nöbet tutandır.
Asker,birlik beraberliği bilen, Asker,tanımadığına kardeşim diyen, Asker,karşısındakine güven verendir.
Asker,bizi koruyan, Asker,yeri geldiğinde hüzünlenen, Asker,sevdiği için canını verendir.(Filozof)
Canım Askerim
Tarihte yazılı şerefin, şanın Her şeyden kıymetli sana vatanın Uğruna verirsin severek canın, Tarihi kanınla yazdın askerim.
Canından çok sever, korur vatanı Çekinmeden verir vatana canı. Her karış toprakta, bayrakta kanı Bayrağı kanınla çizdin askerim.
Vatan, bayrak, millet, namus uğruna Kurşun gelse kaçmaz açık bağrına Ümitle bakarım senle yarına. Düşmanı çizmenle ezdin askerim.
Nereye bakarsam anın var senin Tarihler boyunca şanın var senin, Bayrakta, toprakta kanın var senin Dilde türkü şarkı sözdün askerim.
Biz rahat yatarken sıcak yatakta Siz savaşırsınız Kuzey Irak’ta Hakkari de bizim, bizim Şırnak da Ayrım diyenlere kızdın askerim.
Dün Kardak’ta idin bugün Irak’ta Ölürsen şehitsin kanın bayrakta. Bedenin çürümez yatsan toprakta Ne yazık bizleri üzdün askerim.
Durmuş Yığman
Asker Ocağı
Sabah kalk düzelt yatağını giy üstünü 15 dakikada Burası ana kucağı değil asker ocağı Bir saat boyunca mıntıka sonra işdimaya Burası ana kucağı değil asker ocağı
Sabah kahvaltısı beş zeytin çay kaşar Öğle akşam yemekte değişik bir koku var Pilavları hiç karıştırma içinde taşlar Burası ana kucağı değil asker ocağı
Akşam bot boya birde traş var Bir yandan soğuk bir yandan rüzgar Üst değiş saat on deyince herkes yatar Burası ana kucağı değil asker ocağı
Yağmurda çamurda eğitim yapıyor Soğuk kış demeden çalışıyor Çamur içerisinde bıkmadan geziyor Burası ana kucağı değil asker ocağı
Mektup bekliyor uzaktaki sevdiklerinden Nöbet tutarken türkü söylüyor içinden Yarini özlemiş belli oluyor gözlerinden Burası ana kucağı değil asker ocağı
550 Gün geçer mi geçer diyorlar Bu askerlik biter mi biter diyorlar Sayılı günler çabuk geçer diyorlar Burası ana kucağı değil asker ocağı
Üşümez donmaz yorulmaz asker Sevdiğinin hasretiyle yanıyor asker Gün sayıyor şafak sayıyor asker Burası ana kucağı değil asker ocağı
Teknolojinin Yararları Ve Zararları İle İlgili yazı Teknolojinin Yararları Ve Zararları
Teknoloji,her zaman çok ilerledi diye bahsederiz kendisinden.Halbuki her zaman yanılırız.Çünkü aslında her seferinde,bir sonraki gelecek olan şeyler için sadece bir taslak hazırlanmış olur.Örneğin 90 ların 2. yarısında animasyonlu mesajları olan cep telefonlarının,”ilerde telefonlarda video izleyebilecekmiyiz acaba?” diye düşünerek hayal kurmamızı sağladığı gibi.Şu anda zamanında hayalini kurduğumuz telefonlar herkesin cebinde.Bu sadece bir örnek,bugüne baktığımızda ilerde uçan arabalar,her işi bizim yerimize yapan robotlar ve benzeri şeyler acaba olurmu diye düşünüyoruz.Bence kesinlikle hepsi gerçek olacak,hatta şimdiden çoğu temel atıldı bile.Bi keresinde okumuştum bir bilim adamı o kadar yoğunmuş ki kendine ev işlerinde yardımcı olması için aynı genç bir kadın görünümlü [Sadece Kayitli Kullanicilar Linkleri Görebilir. ] robot yapmış.Bilmem kaç bin kelime haznesi ile konuşuyor,kahve yapıp bulaşık falan yıkıyor bayağı gelişmiş bir makina idi.Acaba diyorum ki bu gördüklerimiz daha hiçbirşey denecek cinstenmi? Yani insanoğlu daha neler yapabilir ki? Daha doğrusu ne yapması gerekir? Sanırım ihtiyaçlarımızı karşılıyor olmak bize hiçbir zaman yetmeyip,her zaman daha fazlasını isteyeceğiz.Fakat bu süre içerisinde,teknolojiyi en üst seviyelere taşıyan insanoğlu kendi ile ilgili neyi yükseltebilecek ?
Teknoloji gereklimidir ?
Bu aslında çok uzun uzadıya tartışılabilecek bir konu.Bir yandan bilimin ilerlemesi,insanın aradığı sorulara kısmen de olsa yanıt bulabilmesi,evren ve kendi ile ilgili sırları çözmeye çalışması vb bir sürü sebepten dolayı teknoloji büyük bir gereklilik.Sürekli bulunan şeylerde bir başka şeyi tamamlayacağından,ve sonrada yeni bir ihtiyaç ortaya çıkacağından sürekli bir yenilik gerekecek,ve şu anda olduğu gibi asla içinden çıkılamayacak olan bir döngüye dönecek gelişim.Peki öğrenmenin nesi kötü,teknolojinin çok yükseklere ulaşması neden kötü olsun ki? Hayır değil elbette,şu anda teknoloji sayesinde bir çok hastalık daha kolay tedavi edlebiliyor.Ama yine teknoloji yüzünden bir çok hastalıkta yeni çıkıyor.Örneğin telefonların yaydığı radyasyon en basit örnek.Bir yandan faydasını görürken diğer yandan görünmeyen zararlarına maruz kalıyoruz.Arabalar,gemiler,trenler ve uçaklar,ulaşımda inanılmaz kolaylıklar sağlarken bizlere,aynı zamanda yakıt dumanları ile atmosfere zarar veriyorlar.İnternet,biliçli kullanıldığı takdirde inanılmaz yararları olan ve bilgiye ulaşmada kolaylık sağlayan bu ağ,bilinçsiz ve kötüye kullanımda da istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.
Kısacası aslında teknoloji,insanın kontrolü dışında gelişiyor.Bir yandan baş döndürücü gelişmelerin kaydedilmesinde inanılmaz faydalı olduğu gibi,bir yandan da bizi esir ediyor.Örneğin şu andan itibaren cep telefonlarının kullanılmadığını düşünsenize…Dünyanın iletişim ağı yarı yarıya iflas eder ve işler daha yavaş ve aksaya aksaya devam eder.Kullanmak zorunda olduğumuzdan yaydığı radyasyonada katlanmak zorundayız.Bir çok şey için bu şekilde örnekler verebiliriz.Ve artık ne bu gelişime dur diyebiliriz,ne de zararlı taraflarını yok edebilmek için altyapıya sahibiz.Belki teknoloji sayesinde bunuda hallederiz bilmiyorum ama şu anda görünen tablo bu.
Gül/ümün narin hatlarıyla Tatlı bir yüzü olan İnce ve zarif bir kadın o Gençliğinde zarafet neşe dolu Bir güzelliği olduğu belli Ama şimdi yıpranmış gibi Her iki gözaltları morarmış İstanbul Hanım efendisi zarafetinde Onlara özgü, canlı kahverengi gözleri Duman gibi hafif, dalgalı kızıl saçlarıyla Zamanın modasına uygun saç stili Yumuşacık teni, sabun menekşe özü kokusu Düz mini eteğiyle, küçücük ayaklarına Uzun sivri uçlu, yandan düğmeli çizmesiyle Ölçülü yuvarlak beliyle de çok ta övünür Ağır başlı, huzurlu ve bilgili bir kadın Onu herkesin tanımasını o kadar isterim ki Tek bir kusuru var ama beni mutlu ediyor Üzerime çok titriyor ve bir o kadar da kıskanç Kalbimi eline almış ikinci baharımız da Mutluluğumuzu, geleceğimizi o şekillendiriyor..
Gül/ümün narin hatlarıyla Tatlı bir yüzü olan İnce ve zarif bir kadın o Gençliğinde zarafet neşe dolu Bir güzelliği olduğu belli Ama şimdi yıpranmış gibi Her iki gözaltları morarmış İstanbul Hanım efendisi zarafetinde Onlara özgü, canlı kahverengi gözleri Duman gibi hafif, dalgalı kızıl saçlarıyla Zamanın modasına uygun saç stili Yumuşacık teni, sabun menekşe özü kokusu Düz mini eteğiyle, küçücük ayaklarına Uzun sivri uçlu, yandan düğmeli çizmesiyle Ölçülü yuvarlak beliyle de çok ta övünür Ağır başlı, huzurlu ve bilgili bir kadın Onu herkesin tanımasını o kadar isterim ki Tek bir kusuru var ama beni mutlu ediyor Üzerime çok titriyor ve bir o kadar da kıskanç Kalbimi eline almış ikinci baharımız da Mutluluğumuzu, geleceğimizi o şekillendiriyor..
– Cinsel ilişki sırasında kan birikmesiyle, adet kanaması da kuvvetlenir. Bu olağanüstü birikme, geçici bile olsa, karın ve kalçalarda ağrılar oluşturabilir. Bu ağrılar kanamadan önce başlayabilir, gitgide artabilir ve kanama sırasında kuvvetlenebilir. Örneğin gizli kalmış bir kronik bel soğukluğu, adet kanaması sırasında aktif duruma gelebilir. Öte yandan adet kanaması sırasında mikroplar vücuda girebilir. Normal olarak vagina içindeki zararlı mikroplarla savaşan Doederlein bakterileri, adet kanaması sırasında etkisizdir. Kanla dolu organlar daha kolay yaralanabildikleri için, cinsel ilişki tehlikeli olabilir. Adet kanaması sırasında cinsel ilişkide bulunmayı isteyen çift, olası tehlikeleri çok iyi bilmeli ve bunları birlikte önlemeye çalışmalıdır. Özellikle rahme kuvvetli çarpmayı oluşturacak hareketler, bilhassa kanamadan önce yapılmamalıdır. Tersi durumda bunlar kanamayı zamanından önce getirir, kanama normalden daha kuvvetli olur ve kadın karnının alt kısımlarında ve kalçalarında ağrılar duyar.
– Eğer kanama çok kuvvetliyse, cinsel ilişkiden kaçınmak önerilir; yoksa arkadan veya yandan bir pozisyon seçilmelidir. Bu pozisyonlarda penis çok derinlere ulaşamaz, her türlü ateşli hareket olanaksızlaşır.
– Her iki eş, önceden cinsel organlarını, bunların çevresini ve ellerini sıcak suyla yıkamalıdır. Böylelikle mikrop kapma olasılığını azaltırlar. Prezervatife güvenmek yanlıştır, bu her ne kadar erkeği korursa da, dikkatle yıkanmış parmaklardan daha temiz olduğuna dair bir garanti yoktur; ayrıca vaginada kuvvetli sürtünme oluşturur ve iltihaplanmaları doğurabilir.
– Cinsel organların uyarılmasında, adet kanaması sırasında, dış kısımlara bağlı kalınmalıdır. Parmaklar hiç bir şekilde vaginaya sokulmamalıdır.
– Adet süresinin sonlarına doğru, kanama bir süre için durduğunda, cinsel ilişkide bulunabilinir. Fakat o zaman da şiddetli hareketlere izin veren pozisyonlardan kaçınılmalıdır.
– Yukarıdaki önlemlere, kanamaların azaldığı, adet süresinin son yarısında da uyulmalıdır.
– Kalçalarında veya karnında sancılanma ya da iç organlarında (Adnexe veya rahimdeki iltihaplar gibi) hastalık olan kadınlar, cinsel ilişkiden kaçınmalıdır. sözcükleri erkekte iktidarsızlık oluşturur. Sertleşme olmaz erken boşalma ve cinsel arzuların azalması sonucu doğar.